İçindekiler
- Yaş Tahsisi Nedir ve Hukuki Dayanağı Nereden Gelir
- Yaş büyütme ile yaş küçültme arasındaki fark
- Kayıt düzeltmenin kanuni çerçevesi
- Yaş Büyütme Şartları ve Yargıtay'ın Aradığı Ölçütler
- Hastanede veya resmi sağlık kuruluşunda doğmamış olmak
- Dış görünüşün iddia edilen yaşa uygun olması
- Kardeşlerle doğum aralığının biyolojik olarak mümkün olması
- Kemik yaşı tespiti ve 25 yaş sınırı
- Daha önce aynı konuda dava açılmamış olmak
- Yaş Büyütmek İçin Gerekli Olanlar ve Delil Hazırlığı
- Yaş Küçültme Davasının Şartları ve Kritik Sınırlar
- Nüfusa yazılma tarihinden sonra doğduğunu iddia edememe
- Kardeş doğum aralıklarının uyumu
- Resmi doğum belgesinin bulunmaması
- Okul, aşı ve diğer resmi kayıtlarla uyum
- Görevli ve Yetkili Mahkeme, Taraflar ve Yargılama Süresi
- Yaş Düzeltme Davası Adım Adım Nasıl İlerler
- Uygulamadan Anonim Bir Örnek Olay
- Yaş Düzeltmesinin Askerlik, Emeklilik ve Ceza Hukukundaki Sonuçları
- Askerlik yükümlülüğü
- Emeklilik ve sosyal güvenlik
- Ceza sorumluluğu
- Davanın Reddine Yol Açan Sık Hatalar
- Hak Kaybı Yaşamamak İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler
Nüfus cüzdanında yazan doğum tarihi ile gerçek yaşı arasında fark olduğunu bilen pek çok kişi vardır. Özellikle köyde ya da evde doğan, nüfusa aylar hatta yıllar sonra yazdırılan kişiler bu sorunu yaşar. Bu durum emeklilik hesabından okul kaydına, ehliyet başvurusundan evlilik işlemlerine kadar hayatın pek çok alanında sorun çıkarabilir. Çözüm yolu çoğu zaman yaş büyütme davası ve yaş küçültme davası olarak bilinen, hukuki adıyla yaş tashihi (yaş düzeltme) davasıdır.
Otuz yılı aşan meslek hayatımda bu davaları açmak isteyen müvekkillerin büyük kısmının aynı soruyu sorduğunu gördüm: "Yaşımı değiştirmek mümkün mü, şartları neler?" Cevap evettir. Ancak bu hak sınırsız değildir. Kanun koyucu ve Yargıtay, nüfus kayıtlarının güvenilirliğini korumak için oldukça sıkı ölçütler belirlemiştir. Yaş büyütme davası ve yaş küçültme davası, hakimin sadece tarafların söylediğiyle yetinmediği, maddi gerçeği kendiliğinden araştırdığı davalardandır.
Bu yazıda 2026 yılı başı itibarıyla yürürlükteki mevzuat ve yerleşik Yargıtay içtihatları ışığında konuyu ele alıyorum. Şu soruların cevabını bulacaksınız: Yaş tahsisi nedir, yaş büyütme şartları nelerdir, yaş büyütmek için gerekli olanlar hangileridir ve yaş küçültme davası hangi hallerde reddedilir? Kendi durumunuza özgü değerlendirme için web sitemizin iletişim kısmından bize ulaşabilirsiniz.
Yaş Tahsisi Nedir ve Hukuki Dayanağı Nereden Gelir
Yaş tahsisi nedir sorusunun en kısa cevabı şudur: Nüfus kütüğüne yazılı doğum tarihi, kişinin gerçek doğum tarihini yansıtmıyorsa bu kaydın mahkeme kararıyla gerçeğe uygun hale getirilmesidir. Uygulamada "yaş tashihi", "yaş düzeltme" ya da halk arasında "yaş tahsisi" olarak da anılır. Düzeltme gün, ay veya yıl üzerinde yapılabilir.
Yaş tahsisi nedir sorusunu cevaplarken iki ayrı talep türünü birbirinden ayırmak gerekir. Yaş büyütme davası ve yaş küçültme davası aynı kanuni temele dayansa da ispat yükü ve dikkat edilen noktalar bakımından farklılık gösterir.
Yaş büyütme ile yaş küçültme arasındaki fark
- Yaş büyütme: Kişi nüfusa geç yazdırıldığı için kimlikteki yaşı gerçek yaşından küçük görünür. Mahkemeden doğum tarihinin geriye çekilmesi istenir. Örneğin 1998 kaydının 1996 olarak düzeltilmesi.
- Yaş küçültme: Kişi gerçekte doğduğu tarihten daha önceki bir tarihle kaydedilmiştir. Mahkemeden doğum tarihinin ileriye alınması istenir. Örneğin 1985 kaydının 1987 olarak düzeltilmesi.
Uygulamada yaş büyütme taleplerine yaş küçültme taleplerinden daha sık rastlanır. Bunun sebebi, eskiden doğumların nüfusa geç bildirilmesinin yaygın olmasıdır. Yaş küçültme taleplerinde ise mahkemeler, bu talebin emeklilik veya askerlik gibi yükümlülüklerden kaçmak amacıyla kullanılıp kullanılmadığını çok daha dikkatli inceler.
Kayıt düzeltmenin kanuni çerçevesi
Yaş tahsisi nedir diye soran herkesin bilmesi gereken ilk kural Türk Medeni Kanunu m. 39 hükmüdür. Bu hükme göre mahkeme kararı olmadıkça kişisel durum sicilindeki hiçbir kayıt değiştirilemez. Doğum tarihi de bu kayıtlardandır.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 35 ve m. 36 kayıt düzeltmenin usulünü düzenler. Nüfus müdürlüğü yalnızca açık yazım hatalarını idari yoldan düzeltebilir. Doğum tarihinin değiştirilmesi ise mutlaka yargı kararı gerektirir.
Bir diğer önemli dayanak TMK m. 7 hükmüdür. Resmi siciller, belgeledikleri olguların doğruluğuna karine teşkil eder; ancak bunun aksi ispat edilebilir. Yani nüfus kaydı doğru kabul edilir, davacı ise kaydın yanlış olduğunu güçlü delillerle ortaya koymak zorundadır.
Son olarak bu davalar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle re'sen araştırma ilkesi uygulanır. Hakim, taraflar kabul etse dahi tek başına ikrarla yetinmez; tanık, sağlık raporu ve aile kayıtlarını kendiliğinden araştırır.
Yaş Büyütme Şartları ve Yargıtay'ın Aradığı Ölçütler
Yaş büyütme şartları kanunda tek bir maddede sıralanmış değildir. Bu şartlar, 5490 sayılı Kanun ile uzun yıllardır istikrar kazanmış Yargıtay içtihatlarının birlikte değerlendirilmesiyle ortaya çıkmıştır. Mahkemeler bu ölçütleri birlikte (kümülatif) arar. Bir tanesinin eksikliği bile davanın reddine yol açabilir.
Hastanede veya resmi sağlık kuruluşunda doğmamış olmak
Yaş büyütme şartları arasında ilk sırada gelen ölçüt, doğumun resmi bir sağlık kuruluşunda gerçekleşmemiş olmasıdır. Hastane, doğumevi veya sağlık ocağında tutulan doğum kayıtları resmi belge niteliğindedir. Bu kayıtla çelişen bir yaş büyütme talebi kural olarak reddedilir.
Burada önemli bir ayrıntıya dikkat çekmek isterim. Hastane kaydı ile nüfus kaydı birbirinden farklıysa, düzeltme hastane kaydındaki tarihe göre yapılabilir. Yasak olan, resmi doğum belgesini yok sayarak başka bir tarih talep etmektir. Belgede açık bir yazım karışıklığı veya ikiz kaydı gibi istisnai bir durum varsa bu da somut delillerle ispatlanmalıdır.
Günümüzde hastanede gerçekleşen doğumlar elektronik sistemler aracılığıyla doğrudan nüfus kayıtlarına aktarılmaktadır. 5490 sayılı Kanun m. 15 uyarınca yurt içindeki doğumların 30 gün içinde bildirilmesi zorunludur. Bu nedenle genç kuşaklarda yaş düzeltme davasına konu olabilecek uyuşmazlık sayısı giderek azalmaktadır.
Dış görünüşün iddia edilen yaşa uygun olması
Hakim davacıyı duruşmada bizzat görür ve fiziki görünümünü tutanağa geçirir. Davacı 30 yaşında olduğunu iddia ederken dış görünüşü 22-23 yaşlarında bir kişiyi andırıyorsa bu durum aleyhe değerlendirilir. Tek başına belirleyici olmasa da diğer delillerle birlikte hakimin kanaatini doğrudan etkiler.
Kardeşlerle doğum aralığının biyolojik olarak mümkün olması
Talep edilen doğum tarihi, aynı anneden doğan kardeşlerin doğum tarihleriyle biyolojik olarak çelişmemelidir. Yaşayabilir bir doğum için tıbben kabul edilen asgari gebelik süresi 180 gündür (bu süre TMK m. 285'teki babalık karinesiyle de paralellik gösterir). Dolayısıyla iki kardeşin doğumu arasında en az 180 gün (yaklaşık 6 ay) bulunmalıdır.
Uygulamada mahkemeler yalnızca bu asgari süreye bakmaz, aradaki farkın hayatın olağan akışına uygun olup olmadığını da değerlendirir. İkiz, üçüz gibi çoğul doğumlar bu kuralın tek istisnasıdır. Ancak ikiz olduğu iddia ediliyorsa bunun tanık ve diğer delillerle desteklenmesi gerekir.
Kemik yaşı tespiti ve 25 yaş sınırı
Yaş büyütme şartları içinde teknik açıdan en belirleyici olanı kemik yaşı incelemesidir. Davacı tam teşekküllü bir devlet hastanesine veya Adli Tıp Kurumu'na sevk edilir. El bileği, dirsek, omuz, köprücük kemiği ve leğen kemiği grafileri üzerinden kemiklerin büyüme plaklarının (epifiz hatlarının) kapanma durumu incelenir.
Bu yöntemle yaş tespiti ancak kemik gelişimi tamamlanana kadar sağlıklı sonuç verir. Tıbbi kabule göre bu sınır yaklaşık 25 yaştır. 25 yaşını geçmiş kişilerde radyolojik incelemeyle kesin bir yaş aralığı belirlemek genellikle mümkün olmaz. Bu durumda mahkeme tanık beyanları, aile kayıtları ve diğer belgelerle karar vermek zorunda kalır.
Adli tıp raporları çoğunlukla kesin bir tarih değil, "18-20 yaş aralığında" gibi bir yaş aralığı bildirir. Talep edilen tarih bu aralığın dışındaysa dava büyük ölçüde başarısız olur.
Daha önce aynı konuda dava açılmamış olmak
5490 sayılı Kanun m. 36/1-b hükmüne göre aynı olaya ilişkin nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir defa açılabilir. Daha önce yaş düzeltme davası açıp esastan sonuçlandırmış bir kişi, aynı talep için ikinci kez mahkemeye başvuramaz. Bu nedenle ilk davanın eksiksiz hazırlanması hayati önemdedir.
Yaş Büyütmek İçin Gerekli Olanlar ve Delil Hazırlığı
Müvekkillerin en çok sorduğu konulardan biri, yaş büyütmek için gerekli olanlar listesidir. Yaş büyütmek için gerekli olanlar yalnızca bir dilekçeden ibaret değildir. Davanın kaderini belirleyen asıl unsur, dilekçeye eklenen ve yargılama sırasında sunulan delillerdir.
Pratikte yaş büyütmek için gerekli olanlar şu şekilde sıralanabilir:
- Nüfus kayıt örneği ve vukuatlı aile nüfus kayıt tablosu: Anne, baba ve kardeşlerin doğum tarihlerini göstermesi bakımından zorunludur. Mahkeme de bu kaydı ayrıca getirtir.
- Kimlik fotokopisi ve yerleşim yeri belgesi: Yetkili mahkemenin belirlenmesi için gereklidir.
- Tanık listesi: Doğumu bizzat bilen akraba, komşu, köy ebesi veya muhtar gibi kişiler. Tanıkların davacıdan yaşça büyük olması ve olayı yakından bilmesi beyanlarına güveni artırır.
- Varsa eski belgeler: Aşı kartı, köy muhtarlığı kayıtları, okul kayıt belgeleri, eski fotoğraflar ve kardeşlerin doğum belgeleri.
- Hastanede doğum yapılmadığını gösteren durum: Doğumun evde veya köyde gerçekleştiğine dair tanık anlatımları.
- Harç ve gider avansı: Dava açılırken güncel tarifeye göre maktu harç ile tanık ve sevk giderleri için gider avansı yatırılır.
Yaş büyütmek için gerekli olanlar arasında en çok göz ardı edilen unsur, tutarlı bir hikayedir. Tanıkların anlattığı doğum mevsimi, kardeşlerin doğum sırası ve okul kayıt tarihi birbiriyle uyumlu olmalıdır. Tanıklardan biri "kış günü doğdu" derken diğeri "hasat zamanıydı" diyorsa bu çelişki davayı zayıflatır.
Bir başka önemli nokta, yaş büyütmek için gerekli olanlar kapsamında sağlık raporunun davacı tarafından önceden alınmasının şart olmamasıdır. Kemik yaşı raporu, mahkemenin sevkiyle resmi olarak alınır. Özel olarak alınan raporlar ise hakim için yalnızca yardımcı delil niteliğindedir.
Özetle yaş büyütmek için gerekli olanlar; belge, tanık ve tıbbi incelemenin birbirini doğruladığı bir dosyadır. Delillerin dava öncesinde doğru toplanması, 5490 sayılı Kanun m. 36/1-b'deki tek dava hakkının boşa harcanmaması açısından belirleyicidir. Hukuki süreçlerde hak kaybı yaşamamak adına profesyonel destek almak önemlidir.
Yaş Küçültme Davasının Şartları ve Kritik Sınırlar
Yaş büyütme davası ve yaş küçültme davası karşılaştırıldığında, yaş küçültme taleplerinin çok daha sıkı denetlendiği görülür. Bunun temel nedeni, yaş küçültmenin çoğu zaman emeklilik, askerlik veya ceza sorumluluğu gibi kamu yararını doğrudan ilgilendiren sonuçlar doğurmasıdır.
Nüfusa yazılma tarihinden sonra doğduğunu iddia edememe
Yaş küçültme davalarındaki en katı kural şudur: Kişi, nüfus kütüğüne fiilen tescil edildiği tarihten daha sonra doğduğunu ileri süremez. Henüz doğmamış bir çocuğun nüfusa yazılması hayatın olağan akışına aykırıdır.
Örneğin nüfusa 15.05.2000 tarihinde yazdırılmış bir kişi, doğum tarihinin 20.08.2001 olarak düzeltilmesini isteyemez. Bu nedenle yaş küçültme davalarında nüfus müdürlüğünden tescil (yazım) tarihi mutlaka getirtilir ve talep bu tarihle karşılaştırılır.
Kardeş doğum aralıklarının uyumu
Yaş büyütmede olduğu gibi yaş küçültmede de kardeşlerle aradaki fark en az 180 gün olmalıdır. Doğum tarihi ileri alındığında küçük kardeşin doğumuyla çakışma yaşanıyorsa talep reddedilir.
Resmi doğum belgesinin bulunmaması
Doğumun hastane dışında gerçekleşmiş olması ve resmi bir doğum kaydına dayanmaması gerekir. Resmi doğum raporuna aykırı yaş küçültme talebi, belgenin sahteliği veya açık bir maddi hata ispat edilmedikçe kabul görmez.
Okul, aşı ve diğer resmi kayıtlarla uyum
İlkokula başlama tarihi, aşı kayıtları ve askerlik yoklama kayıtları talep edilen yaşla çelişmemelidir. Kişi 7 yaşında okula başlamışsa ve yaşını 3 yıl küçültmek istiyorsa, bu durumda 4 yaşında ilkokula başlamış olacaktır. Hayatın olağan akışına aykırı bu sonuç talebin reddine yeter.
Görevli ve Yetkili Mahkeme, Taraflar ve Yargılama Süresi
Yaş büyütme davası ve yaş küçültme davası için usul kuralları aynıdır. Aşağıdaki başlıklar, dava açmadan önce bilinmesi gereken temel bilgileri özetler:
- Görevli mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi.
- Yetkili mahkeme: Uygulamada davacının yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesi.
- Davacı: Yaşını düzelttirmek isteyen ergin kişi. Küçükler ve kısıtlılar için veli veya vasi dava açar.
- Hasım gösterilecekler: 5490 sayılı Kanun m. 36 uyarınca ilgili nüfus müdürlüğü ve Cumhuriyet savcısı davada hasım olarak yer alır. Taraf teşkili sağlanmadan karar verilemez.
- Dava açma sayısı: Aynı olay için yalnızca bir kez.
- Ortalama süre: Sağlık kurulu ve Adli Tıp Kurumu sevk sürelerine bağlı olarak genellikle 2 ila 6 ay. Yoğun adliyelerde bu süre uzayabilir.
- Kanun yolu: İlk derece kararına karşı istinaf, ardından şartları varsa temyiz yoluna gidilebilir.
Bu davalarda avukatla temsil zorunlu değildir. Ancak delil toplama, tanık seçimi ve adli tıp raporuna itiraz gibi aşamalar teknik bilgi gerektirdiğinden hukuki destek almak, tek dava hakkının korunması açısından yararlı olacaktır.
Yaş Düzeltme Davası Adım Adım Nasıl İlerler
Yaş büyütme davası ve yaş küçültme davası sürecini adım adım şöyle özetleyebilirim:
- Ön değerlendirme: Hastane kaydı olup olmadığı, kardeşlerin doğum tarihleri ve nüfusa yazılma tarihi incelenir. Bu aşamada davanın başarı ihtimali kabaca ortaya çıkar.
- Belge ve tanık hazırlığı: Vukuatlı nüfus kaydı, okul ve aşı belgeleri toplanır, doğumu bilen tanıklar belirlenir.
- Dava dilekçesinin hazırlanması: Talep edilen gün, ay ve yıl açıkça yazılır. Gerekçe, deliller ve tanıklar gösterilir.
- Harç ve avansın yatırılması: Dava, yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılır.
- Ön inceleme ve tahkikat: Mahkeme nüfus kayıtlarını getirtir, nüfus müdürlüğü ve savcılığı sürece dahil eder.
- Duruşma ve gözlem: Hakim davacıyı bizzat görür, tanıkları dinler.
- Sağlık kurulu veya Adli Tıp sevki: Kemik yaşı raporu alınır. Rapora karşı itiraz hakkı saklıdır.
- Karar ve kesinleşme: Kabul kararı kesinleştikten sonra nüfus müdürlüğüne bildirilir ve kayda işlenir.
- Yeni kimlik: Kayıt güncellendikten sonra yeni kimlik kartı için başvuru yapılır.
Uygulamadan Anonim Bir Örnek Olay
Doğu Anadolu'da bir köyde evde dünyaya gelen A.K., nüfusa 2003 doğumlu olarak kaydedilmiştir. Oysa ailesi, A.K.'nın gerçekte 2001 yılının sonbaharında doğduğunu, kış koşulları ve ilçeye ulaşımın zorluğu nedeniyle nüfusa geç yazdırıldığını anlatmaktadır. A.K. 2026 yılının başında 24 yaşındadır ve kimlik yaşı ile gerçek yaşı arasındaki fark özellikle iş hayatında sorun yaratmaktadır.
Dosya incelendiğinde A.K.'nın hastanede doğduğuna dair bir kayıt bulunmadığı görülmüştür. Ağabeyinin doğum tarihi 1999, kız kardeşinin doğum tarihi ise 2004'tür. Talep edilen 2001 tarihi her iki kardeşle de biyolojik açıdan uyumludur. Köy ebesi ve komşu olan iki yaşlı tanık, doğumun "okullar açıldıktan kısa süre sonra" gerçekleştiğini tutarlı şekilde anlatmıştır.
Mahkeme A.K.'yı Adli Tıp Kurumu'na sevk etmiştir. Rapor, kemik yaşının 23-25 yaş aralığında olduğunu bildirmiştir. Hakim, dış görünüşün de iddiayla uyumlu olduğunu tutanağa geçirmiş ve doğum tarihinin 2001 olarak düzeltilmesine karar vermiştir.
Ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır. A.K. dava tarihinden önce sigortalı olarak çalışmaya başladığı için bu düzeltme, 5510 sayılı Kanun uyarınca emeklilik yaşı hesabında dikkate alınmayacaktır. Bu örnek, yaş düzeltmenin her alanda aynı sonucu doğurmadığını açıkça göstermektedir.
Yaş Düzeltmesinin Askerlik, Emeklilik ve Ceza Hukukundaki Sonuçları
Yaş büyütme davası ve yaş küçültme davası sonucunda verilen karar nüfus kaydına işlendiğinde kural olarak herkes için bağlayıcı hale gelir. Ne var ki bazı özel kanunlar, kötüye kullanımı önlemek amacıyla bu etkiyi sınırlamıştır.
Askerlik yükümlülüğü
7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun yaş düzeltmelerine ilişkin hükmü (m. 21) uyarınca, askerlik çağına girdikten sonra yapılan yaş düzeltmeleri askerlik işlemlerinde dikkate alınmaz. Askerlik çağı, 20 yaşına girilen yılın 1 Ocak tarihinden başlar. Bu tarihten önce kesinleşmiş düzeltme kararları ise askere alma işlemlerinde esas alınır. Önceki düzenleme olan mülga 1111 sayılı Kanun m. 81 de benzer bir kuralı öngörmekteydi.
Emeklilik ve sosyal güvenlik
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 57 uyarınca, sigortalının ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihten sonra yapılan yaş düzeltmeleri, emeklilik yaşı hesabında dikkate alınmaz. Esas alınan kayıt, ilk sigortalılık tarihindeki nüfus kaydıdır. Bu nedenle emeklilik amacıyla yapılan yaş büyütme talepleri, sigortalılık başladıktan sonra bu yönden sonuç doğurmaz.
Ceza sorumluluğu
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 31 uyarınca ceza sorumluluğu, suç tarihindeki yaşa göre belirlenir. Ceza mahkemesi, sanığın gerçek yaşını tespit etmek için hukuk mahkemesindeki yaş düzeltme davasını beklemek zorunda değildir. 5271 sayılı CMK m. 218 çerçevesinde bu hukuki meseleyi kendisi çözebilir ve gerekirse doğrudan adli tıp incelemesi yaptırır.
Davanın Reddine Yol Açan Sık Hatalar
Yaş büyütme davası ve yaş küçültme davası dosyalarında gözlemlediğim en yaygın hatalar şunlardır:
- Hastane kaydı bulunduğu halde bu kayda aykırı tarih talep etmek.
- Kardeşlerin doğum tarihlerini kontrol etmeden dilekçe vermek.
- Doğumu bizzat bilmeyen, kulaktan dolma bilgiyle konuşan tanıklar göstermek.
- Yaş küçültmede nüfusa yazılma tarihinden sonraki bir tarihi istemek.
- Talep edilen tarihi dilekçede gün, ay ve yıl olarak net belirtmemek.
- Emeklilik veya askerlik avantajı sağlayacağı düşüncesiyle, ilgili özel kanun sınırlarını araştırmadan dava açmak.
Bu hataların çoğu, tek dava hakkının kaybedilmesine neden olur. Dosyanızın ön değerlendirmesini yaptırmak isterseniz iletişim sayfamıza göz atarak bize ulaşabilirsiniz.
Hak Kaybı Yaşamamak İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler
Yaş büyütme davası ve yaş küçültme davası, ilk bakışta basit bir kayıt işlemi gibi görünse de sonuçları kişinin tüm resmi hayatını etkiler. Kanunun yalnızca bir kez dava açma hakkı tanıması, hazırlık aşamasını belirleyici hale getirir. Yaş tahsisi nedir, yaş büyütme şartları nelerdir, yaş büyütmek için gerekli olanlar hangileridir; bu soruların cevabı her dosyada kişinin kendi aile kayıtlarına ve delillerine göre şekillenir.
Emeklilik, askerlik ve ceza sorumluluğu gibi alanlarda özel kanunların getirdiği sınırlamalar da mutlaka göz önünde tutulmalıdır. Aksi halde uzun bir yargılama sonunda elde edilen karar, beklenen sonucu doğurmayabilir. Yaş büyütme davası ve yaş küçültme davası açmayı düşünüyorsanız, dosyanızı önceden değerlendirmek ve tek dava hakkınızı doğru kullanmak için web sitemizin iletişim kısmından bize ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kimlikte yaş büyütme nasıl yapılır?
Yaşımı nasıl küçültebilirim?
Yaş büyütme şartları nelerdir?
Yaş büyütmek için ne gerekli?
Yaş tahsisi nedir?
Yazar: Av. Burhan Kaan Bay
Hukuki haklarınızı korumak için zaman kaybetmeden uzman bir görüş alın. Şişli Mecidiyeköy’ün merkezinde, Mecidiyeköy Metro ve Metrobüs duraklarına sadece 10 Dakikalık yürüme mesafesinde olan büromuzda, Aile ve Boşanma Hukuku alanında profesyonel danışmanlık sağlıyoruz. Şişli Mecidiyeköy Aile ve Boşanma Hukuku avukatı arayışınızda, Randevu ve detaylı bilgi için iletişim sayfamızı ziyaret edebilir veya hemen bizi arayabilirsiniz.
