İçindekiler
- Kadına Yönelik Şiddet Suçları ve Cezaları
- Kadına Yönelik Şiddet Nedir ve Türleri Nelerdir?
- Kadına Yönelik Şiddetin Hukuki Dayanakları
- 6284 Sayılı Kanun
- Türk Ceza Kanunu (TCK)
- İstanbul Sözleşmesi
- Kadına Şiddet
- Kadına Şiddet Cezası
- Türk Ceza Kanunu Kapsamındaki Şiddet Suçları ve Cezaları
- Kasten Yaralama Suçu (TCK m. 86)
- Tehdit Suçu (TCK m. 106)
- Hakaret Suçu (TCK m. 125)
- Eziyet Suçu (TCK m. 96)
- Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar
- Kadına Şiddet Kaç Yıldan Başlıyor?
- Kadına Şiddet Cezası Kaç Yıl
- Kadına Şiddet Suçu
- Kadına Şiddet Kanunu
- Şiddet Mağduru Kadınların Başvurabileceği Yollar
- Sıkça Sorulan Sorular
- Kadına şiddet suçunda şikayet süresi ne kadardır?
- 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma kararı nasıl alınır?
- Uzaklaştırma kararına uymayan kişiye ne olur?
- Şikayetimi geri çekersem dava düşer mi?
- Kadına şiddet davasında avukat tutmak zorunlu mudur?
- Kadına yönelik şiddet suçlarında uzlaşma mümkün müdür?
Kadına Yönelik Şiddet Suçları ve Cezaları
Kadına yönelik şiddet, toplumun her kesiminde karşılaşılan, mağdurların fiziksel ve psikolojik sağlığını ciddi şekilde tehdit eden ve insan hakları ihlali niteliğinde olan bir sorundur. Eşinden, eski eşinden veya yakınından şiddet gören kadınların önemli bir kısmı, haklarını bilmediği veya hukuki süreçlerin nasıl işlediğini tam olarak anlamadığı için mağduriyetlerini sessizce yaşamak zorunda kalmaktadır. Oysa Türk hukuk sistemi, kadına yönelik şiddet fiillerini çok çeşitli suç tipleriyle düzenlemekte ve caydırıcı cezai yaptırımlar öngörmektedir. Ayrıca 6284 sayılı Kanun ile koruma tedbirleri sayesinde, şiddet mağduru kadınlara acil müdahale imkanı sağlanmakta ve tekrar şiddet görme riski en aza indirilmeye çalışılmaktadır.
Bu makalede, kadına yönelik şiddet suçlarının neler olduğu, bu suçlara ilişkin cezaların hangi kanunlarda düzenlendiği, şiddet mağduru kadınların hangi haklara sahip olduğu ve ne gibi başvuru yollarının bulunduğu detaylı bir şekilde açıklanacaktır. Kadınların kendilerini hukuki olarak koruyabilmeleri ve mağduriyetlerine son verebilmeleri için bu bilgilere vakıf olmaları hayati önem taşımaktadır.
Kadına Yönelik Şiddet Nedir ve Türleri Nelerdir?
Kadına yönelik şiddet, en genel ifadeyle, kadının fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik zarar görmesine yol açan veya yol açabilecek her türlü davranışı kapsar. Bu şiddet türleri, yalnızca fiziksel travma bırakacak darp ve yaralama eylemlerinden ibaret değildir. Psikolojik baskı, tehdit, hakaret, taciz, ekonomik özgürlüğün kısıtlanması, izolasyon, sürekli küçük düşürme gibi fiiller de kadına karşı şiddet kapsamında değerlendirilir.
Şiddet türleri temel olarak fiziksel şiddet, cinsel şiddet, psikolojik (duygusal) şiddet ve ekonomik şiddet olmak üzere dört ana başlık altında incelenebilir. Fiziksel şiddet, kadının bedenine yönelik darbe, itme, tokat atma, yaralama gibi eylemleri içerir. Cinsel şiddet, kadının rızası dışında cinsel ilişkiye zorlanması veya cinsel taciz içeren davranışlara maruz bırakılmasıdır. Psikolojik şiddet, kadının onurunu zedeleyen, aşağılayan, korkutan ve kontrol altında tutan sözlü veya sözsüz davranışları ifade eder. Ekonomik şiddet ise kadının ekonomik kaynaklara erişimini engellemek, çalışmasına izin vermemek veya kazandığı parayı elinden almak şeklinde tezahür eder.
Kadına Yönelik Şiddetin Hukuki Dayanakları
Kadına yönelik şiddetle mücadele Türkiye'de birden fazla hukuki düzenlemeyle yürütülmektedir. Bu düzenlemeler, hem cezai yaptırım hem de koruyucu tedbirler içermektedir.
6284 Sayılı Kanun
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, 8 Mart 2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, şiddete maruz kalan veya şiddete maruz kalma tehlikesi bulunan kadınların, çocukların ve aile bireylerinin korunmasına yönelik tedbir ve esasları düzenlemektedir. Kanunun temel amacı, şiddetin önlenmesi, şiddet mağdurlarının korunması ve şiddet uygulayanların ıslahıdır.
6284 sayılı Kanun kapsamında hakimler tarafından verilen uzaklaştırma kararı, konuttan uzaklaştırma, iletişim yasağı, silahların alınması gibi önleyici tedbirler; mülki amirler (kaymakam, vali) tarafından verilen geçici maddi yardım, sığınmaevi temin edilmesi gibi koruyucu tedbirler öngörülmüştür. Bu tedbirlere uymayanlar hakkında ise zorlama hapsi kararı verilebilmektedir.
Türk Ceza Kanunu (TCK)
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, kadına yönelik şiddetin çeşitli suç tiplerini düzenlemekte ve bu suçlara ilişkin cezaları belirlemektedir. TCK'da özellikle kişilere karşı suçlar bölümünde yer alan kasten yaralama, tehdit, hakaret, eziyet, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar gibi düzenlemeler, kadına yönelik şiddet eylemlerinde sıklıkla uygulanmaktadır. Türk Ceza Kanunu, bu tür suçların eş, çocuk veya diğer aile bireylerine karşı işlenmesi halinde cezanın artırılmasını öngörerek caydırıcılığı artırmıştır.
İstanbul Sözleşmesi
Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi), 2011 yılında İstanbul'da imzaya açılmış olup, Türkiye tarafından 2012 yılında onaylanarak iç hukukun bir parçası haline gelmiştir. Sözleşme, kadına yönelik şiddetin önlenmesi, mağdurların korunması, faillerin yargılanması ve bütünleşik politikaların uygulanması hususlarında devletlere kapsamlı yükümlülükler getirmektedir. Her ne kadar Türkiye 2021 yılında bu sözleşmeden çekilme kararı almış olsa da, 6284 sayılı Kanun ve diğer iç hukuk düzenlemeleri bu ilkeler doğrultusunda şekillenmiş ve halen yürürlüktedir.
Kadına Şiddet
Kadına şiddet kavramı, yalnızca fiziksel darp ile sınırlı olmayıp, kadının temel insan haklarına yönelik her türlü saldırıyı içeren geniş bir anlam taşır. Kadın cinayetlerinden ekonomik şiddete, cinsel istismardan psikolojik baskıya kadar uzanan bu geniş yelpaze, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ve kadının ikinci planda görülmesinin bir yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır. Türk hukuku, bu saldırıları önlemek ve cezalandırmak için çok sayıda düzenleme içermektedir.
Kadına Şiddet Cezası
Kadına şiddet fiillerinin cezası, işlenen suçun niteliğine göre farklılık göstermektedir. Örneğin basit bir şekilde gerçekleşen kasten yaralama suçu dört aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörürken, neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçlarında ceza beş yılı, hatta on yılı bulabilmektedir. Suçun eş veya yakın akrabaya karşı işlenmesi halinde cezalar yarı oranında artırılmaktadır. Bunun yanı sıra tehdit, hakaret, eziyet gibi suçların her birinin kendine özgü ceza aralığı bulunmaktadır. Dolayısıyla kadına şiddet cezası, somut olayın özelliklerine göre mahkeme tarafından bireyselleştirilerek belirlenir.
Türk Ceza Kanunu Kapsamındaki Şiddet Suçları ve Cezaları
Türk Ceza Kanunu, kadına yönelik şiddet fiillerini birçok farklı suç tipiyle düzenlemektedir. Bu suçların her birinin kendine özgü tanımı, unsurları ve ceza aralığı mevcuttur.
Kasten Yaralama Suçu (TCK m. 86)
Kasten yaralama suçu, TCK'nın 86. maddesinde düzenlenmiştir. Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bu suçun faili sayılır. Kasten yaralama suçunun basit halinde (TCK m. 86/2) faile dört aydan bir yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası verilir. Ancak kasten yaralanmanın vücutta kemik kırılmasına, çıkığına veya bir organın işlevinin yitirilmesine sebep olması halinde, fail iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m. 86/1).
Suçun eşe karşı işlenmesi durumunda TCK m. 86/3-e hükmü devreye girer ve bu hallerde ceza yarı oranında artırılır. Örneğin, eşini döverek basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir şekilde yaralayan bir kişi normalde dört aydan bir yıla kadar hapis cezası alırken, eş sıfatıyla suçun işlenmesi sebebiyle bu ceza altı aydan bir yıl altı aya kadar artırılabilir. Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus, eş veya yakına karşı işlenen kasten yaralama suçlarının şikayete tabi olmamasıdır; başka bir deyişle, mağdur şikayetçi olmasa dahi soruşturma ve kovuşturma resen yapılır.
Tehdit Suçu (TCK m. 106)
Tehdit suçu, TCK m. 106'da düzenlenmiştir. Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Tehdidin silahla, kişinin kendisini tanınmayacak hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle gerçekleştirilmesi halinde ise nitelikli hal oluşur ve ceza iki yıldan beş yıla kadar hapis şeklinde belirlenir.
Kadına yönelik tehdit suçları genellikle aile içi şiddet vakalarında sıkça karşılaşılan bir suç tipidir. Örneğin, eşini veya eski eşini sürekli mesaj yoluyla "Seni öldüreceğim" şeklinde tehdit eden bir kişi hakkında TCK m. 106 kapsamında ceza davası açılabilir. Bu tür suçlar, mağdurun psikolojik olarak ciddi travma yaşamasına yol açar ve güvenlik endişesini sürekli hale getirir.
Hakaret Suçu (TCK m. 125)
Hakaret suçu, TCK m. 125'te düzenlenmiştir. Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Hakaret suçunun alenen işlenmesi, yani birden fazla kişinin hazır bulunduğu bir ortamda veya basın-yayın araçlarıyla gerçekleştirilmesi halinde ceza artırılır.
Kadına yönelik hakaret suçu özellikle aile içi şiddet bağlamında sıklıkla görülür. Örneğin, eşine sürekli olarak kötü sözler söyleyen, aşağılayan, küçük düşüren bir kişi hakkında hakaret suçundan dava açılabilir. Sosyal medya üzerinden kadına yönelik hakaretler de aynı şekilde cezalandırılmaktadır.
Eziyet Suçu (TCK m. 96)
Eziyet suçu, TCK m. 96'da düzenlenmiş olup, bir kimsenin insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine yol açacak davranışlarda bulunulmasını ifade eder. Eziyet suçunun temel cezası iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır. Ancak suçun alt veya üst soy, üvey anne-baba, eş veya kardeşe karşı işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır.
Eziyet suçu, tekrarlanan ve sistematik bir şiddet uygulamasını içerir. Örneğin, eşine sürekli olarak fiziksel şiddet uygulayan, aşağılayan, özgürlüğünü kısıtlayan, dışarı çıkmasına izin vermeyen, ekonomik kaynaklardan mahrum bırakan bir kişi hakkında eziyet suçundan dava açılabilir. Bu suç, kadına yönelik şiddetin kronikleştiği, mağdurun uzun süreli bir baskı altında yaşadığı durumlarda gündeme gelir.
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar
Türk Ceza Kanunu'nda cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar özel bir bölümde düzenlenmiştir. Bu bölümde yer alan cinsel saldırı (TCK m. 102), çocukların cinsel istismarı (TCK m. 103), reşit olmayanla cinsel ilişki (TCK m. 104) ve cinsel taciz (TCK m. 105) suçları, kadınların cinsel özgürlüğüne ve dokunulmazlığına yönelik saldırıları kapsar.
Cinsel saldırı suçu, kişinin vücut dokunulmazlığını ihlal ederek cinsel davranışlarda bulunmayı içerir. TCK m. 102'ye göre cinsel saldırı suçunun temel hali beş yıldan on yıla kadar hapis cezası gerektirir. Eğer fiil vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmişse, bu durumda ceza on altı yıldan az olmamak üzere hapis şeklinde belirlenir. Cinsel saldırı suçunun eşe karşı işlenmesi durumunda da ceza artırımı söz konusu olabilir.
Cinsel taciz suçu ise (TCK m. 105), cinsel amaçlı olarak bir kimseyi rahatsız eden kişinin üç aydan iki yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası ile cezalandırılmasını öngörür. Örneğin, işyerinde bir kadına sürekli cinsel içerikli sözler söyleyen, uygunsuz tekliflerde bulunan veya fiziksel temas kurmaya çalışan bir kişi hakkında cinsel taciz suçundan dava açılabilir.
Kadına Şiddet Kaç Yıldan Başlıyor?
Kadına şiddet fiillerinin cezası, işlenen suçun niteliğine bağlı olarak değişkenlik gösterir. En düşük ceza, basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir kasten yaralama suçunda dört ay hapis iken, en ağır cezalar cinsel saldırı ve nitelikli kasten yaralama suçlarında on altı yıl hapis cezasına kadar çıkabilmektedir. Tehdit suçunda altı ay, hakaret suçunda üç ay, eziyet suçunda iki yıl hapis cezası alt sınır olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla "kadına şiddet kaç yıldan başlıyor?" sorusunun tek bir cevabı yoktur; suçun türüne ve ağırlığına göre bu süre değişir.
Kadına Şiddet Cezası Kaç Yıl
Kadına şiddet suçlarında verilecek cezanın üst sınırları da oldukça geniş bir yelpaze oluşturur. Basit şekilde işlenen bir hakaret suçunda ceza iki yıl hapis cezasına kadar çıkabilirken, ağırlaştırılmış nitelikli kasten yaralama veya cinsel saldırı suçlarında ceza on beş yılı aşabilir. Özellikle suçun eş veya çocuğa karşı işlenmesi halinde cezanın yarı oranında artırılması, faillere verilecek toplam cezanın önemli ölçüde yükselmesine sebep olur. Mahkemeler, somut olayın özelliklerine, failin kast ve kusuruna, mağdurun maruz kaldığı zararın boyutuna göre cezayı belirler.
Kadına Şiddet Suçu
Kadına şiddet suçu, hukuken tek bir suç tipi olarak değil, birden fazla suçun kadına yönelik işlenmesi şeklinde anlaşılmalıdır. TCK'da "kadına şiddet suçu" başlıklı ayrı bir madde bulunmamakla birlikte, kasten yaralama, tehdit, hakaret, eziyet, cinsel saldırı gibi suçlar kadına karşı işlendiğinde, bu fiiller "kadına şiddet" kapsamında değerlendirilir ve ceza artırımı uygulanır. Kanun koyucu, toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin özel bir koruma gerektirdiğini kabul etmiş ve cezai yaptırımları ağırlaştırmıştır.
Kadına Şiddet Kanunu
Kadına şiddet konusunda Türk hukukunda iki temel düzenleme ön plana çıkmaktadır: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu. 6284 sayılı Kanun, koruyucu ve önleyici tedbirlere odaklanırken, TCK cezai yaptırımları düzenlemektedir. Bu iki kanunun bir arada uygulanması, kadına yönelik şiddetle mücadelede etkin bir sistem oluşturmaktadır.
6284 sayılı Kanun uyarınca alınan tedbir kararlarına uyulmaması halinde, şiddet uygulayan kişi hakkında üç günden otuz güne kadar zorlama hapsi uygulanabilir. Tedbir kararının her ihlalinde, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre zorlama hapsinin süresi on beş güne kadar artırılabilir. Bu düzenleme, koruma tedbirlerinin etkinliğini sağlamak ve şiddet uygulayanları caydırmak amacıyla getirilmiştir.
Şiddet Mağduru Kadınların Başvurabileceği Yollar
Kadına yönelik şiddet mağduru bir kişi, öncelikle güvenliğini sağlamak için derhal kolluk kuvvetlerine veya en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Şiddet sonucu bedeninde iz, morluk, yaralanma oluştuysa mutlaka adli rapor alınmalıdır. Bu rapor, ceza davalarında delil olarak kullanılacaktır.
Şiddet mağduru kadın, 6284 sayılı Kanun kapsamında aile mahkemesine başvurarak koruma kararı talep edebilir. Bu başvuru, avukat aracılığıyla yapılabileceği gibi, doğrudan mahkemeye veya mülki idare amirine (kaymakam, vali) yapılabilir. Koruma kararı kapsamında, şiddet uygulayanın müşterek konuttan uzaklaştırılması, mağdura veya çocuklara yaklaşmaması, iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi, silahlarının teslim edilmesi gibi tedbirler alınabilir.
Ayrıca mağdur, Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunarak ceza soruşturması başlatılmasını talep edebilir. Suç duyurusu, yazılı veya sözlü olarak yapılabilir; kolluk birimlerine, savcılığa veya mahkemeye yapılan her başvuru, soruşturma açılması için yeterlidir.
Barolar bünyesindeki adli yardım büroları, ekonomik durumu yetersiz olan kadınlara ücretsiz hukuki destek sağlamaktadır. Ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM), mağdurlara psikolojik, sosyal ve hukuki destek sunmaktadır. ALO 183 Sosyal Destek Hattı, 7/24 hizmet vermekte olup, şiddet mağduru kadınlar bu hattan yardım talebinde bulunabilir.
Kadına yönelik şiddetle mücadele, sadece hukuki bir süreç değil, aynı zamanda toplumsal bir bilinçlenme ve duyarlılık gerektirir. Şiddet gören kadınların seslerini yükseltebilmeleri, haklarını arayabilmeleri ve toplumun bu konuda duyarsız kalmaması son derece önemlidir. Eğer siz veya tanıdığınız biri şiddet mağduru ise, vakit kaybetmeden yetkili makamlara başvurarak hukuki haklarınızı kullanmalısınız. Bu süreçte uzman bir avukattan destek almak, haklarınızın eksiksiz şekilde korunmasını sağlayacaktır. Sitemizin iletişim bölümünden bize ulaşarak, kadına yönelik şiddet davalarında deneyimli hukuki danışmanlık hizmeti alabilirsiniz. Hemen bize ulaşın ve haklarınız konusunda detaylı bilgi edinin.
Sıkça Sorulan Sorular
Kadına şiddet suçunda şikayet süresi ne kadardır?
Kadına yönelik şiddet suçlarının çoğu (kasten yaralama, tehdit, eziyet gibi) eş veya yakına karşı işlendiğinde şikayete tabi olmaz; yani resen soruşturma ve kovuşturma yapılır. Ancak hakaret suçu gibi bazı suçlar şikayete tabi olup, mağdur altı ay içinde şikayetçi olmalıdır. Yine de şiddetin türüne göre bu süre değişebileceğinden, mağdurun mümkün olan en kısa sürede yetkili makamlara başvurması önerilir.
6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma kararı nasıl alınır?
6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı almak için aile mahkemesine, mülki idare amirine (vali veya kaymakam) ya da kolluk kuvvetlerine başvurulabilir. Başvuru anında delil sunma zorunluluğu yoktur; şiddet tehlikesinin varlığına dair beyan yeterlidir. Hakim veya mülki amir, başvuruyu değerlendirerek ivedilikle tedbir kararı verebilir. Bu karar, şiddet uygulayanın konuttan uzaklaştırılmasını, mağdura yaklaşmamasını ve iletişim kurmamasını içerebilir.
Uzaklaştırma kararına uymayan kişiye ne olur?
6284 sayılı Kanun uyarınca verilen tedbir kararlarına uymayan kişiler hakkında, ihlal başına üç günden otuz güne kadar zorlama hapsi uygulanabilir. Tedbir kararının her ihlalinde bu süre artırılabilir. Ayrıca tedbir kararına aykırı davranışlar ayrı bir suç teşkil ediyorsa (örneğin tehdit, hakaret, yaralama), bu suçlardan dolayı da ayrıca ceza davası açılabilir.
Şikayetimi geri çekersem dava düşer mi?
Şikayete tabi olmayan suçlarda (eşe karşı kasten yaralama, eziyet gibi), mağdur şikayetinden vazgeçse dahi dava resen devam eder. Şikayete tabi suçlarda ise (hakaret, basit yaralama gibi), mağdur dava açılmadan önce şikayetten vazgeçerse dava açılmaz; dava açıldıktan sonra vazgeçerse, belirli şartlarda davanın düşmesine karar verilebilir. Ancak kadına yönelik şiddet vakalarında genellikle suçlar şikayete tabi olmadığından, vazgeçme beyanının etkisi sınırlıdır.
Kadına şiddet davasında avukat tutmak zorunlu mudur?
Türk hukuk sisteminde ceza davalarında sanığın avukatla temsil edilme hakkı vardır, ancak her davada zorunlu müdafi (avukat) ataması yapılmaz. Mağdur açısından ise avukat tutma zorunluluğu yoktur, ancak hak kaybının önlenmesi ve sürecin doğru yönetilmesi açısından deneyimli bir avukattan destek almak son derece önemlidir. Ekonomik durumu yetersiz olan mağdurlar, barolar bünyesindeki adli yardım bürolarından ücretsiz avukat talebinde bulunabilir.
Kadına yönelik şiddet suçlarında uzlaşma mümkün müdür?
Türk Ceza Kanunu'nda uzlaşma kapsamına giren suçlar sınırlı sayıda belirlenmiştir. Kasten yaralama suçunun basit halleri uzlaşma kapsamında olsa da, eş veya çocuğa karşı işlenen suçlarda uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Dolayısıyla kadına yönelik şiddet suçlarının büyük çoğunluğunda uzlaşma yolu kapalıdır. Bu düzenleme, şiddet mağdurlarının baskı altında uzlaşmaya zorlanmasını önlemek amacıyla getirilmiştir.
Yazar: Av. Burhan Kaan Bay
Hukuki haklarınızı korumak için zaman kaybetmeden uzman bir görüş alın. Şişli Mecidiyeköy’ün merkezinde, Mecidiyeköy Metro ve Metrobüs duraklarına sadece 10 Dakikalık yürüme mesafesinde olan büromuzda, Ceza Hukuku alanında profesyonel danışmanlık sağlıyoruz. Şişli Mecidiyeköy Ceza Hukuku avukatı arayışınızda, Randevu ve detaylı bilgi için iletişim sayfamızı ziyaret edebilir veya hemen bizi arayabilirsiniz.
