İçindekiler
- Uzaklaştırma Kararının Hukuki Dayanağı
- Hâkimin Hükmedebileceği Başlıca Önleyici Tedbirler
- Uzaklaştırma Kararı İhlali Cezası ve Zorlama Hapsinin Niteliği
- İlk İhlalde 3 ile 10 Gün Arası Zorlama Hapsi
- Tekrar Eden İhlallerde 15 ile 30 Gün Arası Zorlama Hapsi
- Toplam Sürenin Üst Sınırı ve İnfaz Özellikleri
- İhlal Eylemi Ayrıca Suç Oluşturuyorsa
- Uzaklaştırma Kararında Telefonla Arama ve Dijital Temas
- Korunan Kişi Kendisi Temas Kurarsa
- Uzaklaştırma Kararı Karşı Tarafa Nasıl Bildirilir
- Uzaklaştırma Kararı Tebliğ Edilmezse Ortaya Çıkan Sonuçlar
- Hakkımda Uzaklaştırma Kararı Var mı Öğrenme Yolları
- Uzaklaştırma Kararına İtiraz Süreci ve Görevli Mahkeme
- İtiraz Dilekçesinde Öne Çıkarılması Gereken Hususlar
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl İptal Edilir
- Uzaklaştırma Kararı Geri Çekme Dilekçesi ve İçeriği
- İhbardan Zorlama Hapsine Uzanan Süreç Adım Adım
Aile içi şiddet, ısrarlı rahatsız etme ya da ayrılık sonrası yaşanan gerginlikler nedeniyle verilen uzaklaştırma kararları iki tarafın da hayatını bir anda değiştirir. Korunan kişi, kararın gerçekten koruma sağlayıp sağlamayacağını merak eder. Hakkında karar verilen kişi ise bir telefon görüşmesinin ya da çocuğunu görmek için kapıya gitmenin başına neler açacağını düşünür. Otuz yılı aşan meslek hayatımda büroya gelen kişilerin en sık sorduğu sorulardan biri de budur: Uzaklaştırma kararı ihlali cezası ne kadar ve 2026 yılında bu konuda neler geçerli?
Bu yazıda 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun çerçevesinde uzaklaştırma kararı ihlali cezasını, yani zorlama hapsini ele alıyorum. Kararın tebliği, itiraz yolları ve kararın kaldırılması sürecini de ayrıntılı biçimde inceleyeceğiz. Uzaklaştırma kararı ihlali cezası ne kadar sorusuna 2026 itibarıyla cevap ararken yalnızca gün sayılarını bilmek yetmez. Bu sürelerin hangi şartlarda uygulanabileceğini de bilmek gerekir. Usulüne uygun tebliğ edilmemiş bir karar, ihtar içermeyen bir tebligat ya da korunan kişinin kendi isteğiyle kurulan temas gibi ayrıntılar sonucu doğrudan etkiler.
Somut dosyanızda hangi yolun izlenmesi gerektiğini değerlendirmek için web sitemizin iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.
Uzaklaştırma Kararının Hukuki Dayanağı
Halk arasında "uzaklaştırma kararı" olarak bilinen düzenleme, teknik olarak 6284 sayılı Kanun'un 5. maddesinde sayılan önleyici tedbirlerin genel adıdır. Kanun, 20 Mart 2012 tarihli ve 28239 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Uygulamanın ayrıntıları ise 18 Ocak 2013 tarihli ve 28532 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Uygulama Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. Kanun yalnızca evli çiftleri korumaz. Boşanmış eşler, nişanlılar, aile bireyleri, tek taraflı ısrarlı takibe maruz kalanlar ve şiddet tehlikesi altındaki herkes kanunun koruma alanındadır.
Tedbir kararı, Kanun'un 8. maddesinin 3. fıkrası uyarınca delil veya belge aranmaksızın ve gecikmeksizin verilir. Bu nedenle çoğu dosyada karar, başvuru günü ya da en geç birkaç gün içinde çıkar. Tedbirler ilk defasında en çok 6 ay süreyle verilebilir. Şiddet tehlikesi devam ediyorsa hâkim, re'sen veya talep üzerine süreyi uzatabilir, tedbiri değiştirebilir ya da kaldırabilir.
Hâkimin Hükmedebileceği Başlıca Önleyici Tedbirler
Aile mahkemesi hâkimi, şiddet uygulayan veya şiddet uygulama tehlikesi bulunan kişi hakkında şu tedbirlerden bir veya birkaçına karar verebilir:
- Korunan kişiye yönelik tehdit, hakaret, aşağılama veya küçük düşürme niteliğinde söz ve davranışlarda bulunmaması (m. 5/1-a),
- Müşterek konuttan derhâl uzaklaştırılması ve konutun korunan kişiye tahsis edilmesi (m. 5/1-b),
- Korunan kişiye, bulunduğu konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması (m. 5/1-c),
- Gerekli hâllerde korunan kişinin yakınlarına, tanıklarına ve çocuklarına yaklaşmaması (m. 5/1-d),
- Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi (m. 5/1-f),
- Ruhsatlı silahını kolluğa teslim etmesi (m. 5/1-g),
- Korunan kişinin bulunduğu yerlerde alkol veya uyuşturucu madde kullanmaması, bağımlılığı varsa tedavisinin sağlanması.
Hangi tedbirin ihlal edildiği, verilecek yaptırımın süresini doğrudan etkiler. Bu yüzden kararı eline alan herkes, kararda hangi bentlere hükmedildiğini tek tek okumalıdır.
Uzaklaştırma Kararı İhlali Cezası ve Zorlama Hapsinin Niteliği
Uzaklaştırma kararı ihlali cezası, Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen klasik bir hapis cezası ya da adli para cezası değildir. Kanun koyucu bu ihlali, 6284 sayılı Kanun'un 13. maddesinde düzenlenen zorlama hapsi (tazyik hapsi) yaptırımına bağlamıştır. Zorlama hapsinin amacı, kişiyi geçmiş bir eylemi nedeniyle cezalandırmaktan çok tedbir kararına uymaya zorlamaktır. Bu yönüyle bir disiplin aracıdır. Uzaklaştırma kararı ihlali cezası ne kadar sorusunun 2026 yılındaki cevabı da bu madde çerçevesinde belirlenir.
İlk İhlalde 3 ile 10 Gün Arası Zorlama Hapsi
Tedbir kararına ilk kez aykırı davranan kişiye, eylemi başka bir suç oluştursa bile, hâkim kararıyla 3 günden 10 güne kadar zorlama hapsi uygulanır. Süre, ihlal edilen tedbirin niteliğine göre belirlenir. Hâkim bu aralıkta ihlalin ağırlığını, korunan kişi açısından doğurduğu tehlikeyi ve kişinin tutumunu gözetir. Tek seferlik bir mesaj ile gece yarısı konut kapısına dayanmak arasında hâkimin takdirinde doğal olarak fark bulunur.
Tekrar Eden İhlallerde 15 ile 30 Gün Arası Zorlama Hapsi
Tedbir kararına aykırılık tekrarlanırsa her defasında 15 günden 30 güne kadar zorlama hapsi uygulanır. Yani ilk ihlalden sonra karar yeniden çiğnenirse alt sınır doğrudan 15 güne yükselir. Yargıtay'ın kanun yararına bozma kararlarında bu iki aralığın karıştırılması hukuka aykırı bulunmaktadır. İlk ihlalde 10 günü aşan süre verilmesi ya da tekrar hâlinde 15 günün altına inilmesi bu duruma örnektir. Bu nedenle uzaklaştırma kararı ihlali cezası belirlenirken dosyada önceki ihlal kaydı olup olmadığı titizlikle araştırılır.
Toplam Sürenin Üst Sınırı ve İnfaz Özellikleri
İhlaller ardı ardına devam etse bile zorlama hapsinin toplam süresi 6 ayı geçemez. Zorlama hapsinin kendine özgü infaz özellikleri de vardır:
- Adli sicil kaydına (sabıka kaydına) işlenmez,
- Tekerrüre esas alınmaz,
- Adli para cezasına çevrilemez ve ertelenemez,
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'daki koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümleri uygulanmaz.
Son husus uygulamada çok önemlidir. Hakkında 10 gün zorlama hapsine hükmedilen kişi, bu sürenin tamamını ceza infaz kurumunda geçirir. Klasik hapis cezalarındaki indirim mekanizmalarından yararlanamaz.
İhlal Eylemi Ayrıca Suç Oluşturuyorsa
Kanun'daki "fiili başka bir suç oluştursa bile" ifadesi, zorlama hapsinin ceza yargılamasına engel olmadığını gösterir. Tedbiri ihlal ederken korunan kişiyi tehdit eden, yaralayan ya da ısrarla takip eden kişi hakkında zorlama hapsinin yanında ayrıca ceza soruşturması başlatılır. Bu durumda gündeme gelebilecek başlıca suçlar şunlardır:
- Kasten yaralama (TCK m. 86),
- Tehdit (TCK m. 106),
- Konut dokunulmazlığının ihlali (TCK m. 116),
- Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma (TCK m. 123),
- Israrlı takip (TCK m. 123/A),
- Hakaret (TCK m. 125).
Dolayısıyla uzaklaştırma kararı ihlali cezası birkaç günlük zorlama hapsiyle sınırlı kalmayabilir. Eylemin niteliğine göre yıllarla ifade edilen hapis cezaları ve tutuklama tedbiri de gündeme gelebilir.
Uzaklaştırma Kararında Telefonla Arama ve Dijital Temas
Uygulamada en çok ihlal edilen tedbir iletişim yasağıdır. Pek çok kişi "Yanına gitmedim, sadece aradım" savunmasının kendisini koruyacağını düşünür. Oysa kararda m. 5/1-f bendine hükmedilmişse, uzaklaştırma kararında telefonla arama tek başına ihlal oluşturur. Fiziki mesafeye uyulmuş olması iletişim yasağının çiğnendiği gerçeğini değiştirmez.
Uzaklaştırma kararında telefonla arama dışında şu davranışlar da ihlal kapsamında değerlendirilir:
- SMS, WhatsApp, Telegram veya benzeri uygulamalar üzerinden mesaj göndermek,
- E-posta atmak, sosyal medyadan doğrudan mesaj göndermek, etiketlemek veya paylaşımlara yorum yapmak,
- Numara gizleyerek aramak ya da cevap beklemeden çağrı bırakmak,
- Ortak tanıdıklar, akrabalar veya çocuklar aracılığıyla haber ya da tehdit iletmek,
- Farklı hesaplar açarak korunan kişiyi takip etmek.
Korunan kişi; arama kayıtları, ekran görüntüleri, HTS dökümleri ve tanık beyanlarıyla kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir. Kolluk ihlal tutanağı düzenler ve dosya aile mahkemesi hâkimine iletilir. Bu noktada uzaklaştırma kararında telefonla arama iddiasının teknik verilerle desteklenmesi belirleyicidir. Zorlama hapsi kararının sağlam bir temele oturması buna bağlıdır.
Korunan Kişi Kendisi Temas Kurarsa
Tedbir devam ederken korunan kişinin bizzat arayıp görüşme talep etmesi de sık karşılaşılan bir durumdur. Tedbir kararı, hâkim tarafından verilmiş ve kamu düzenine ilişkin bir karardır. Korunan kişinin rızası kararı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Hâkim somut olayda rızayı ve tarafların davranışlarını takdir ederken dikkate alabilir, ancak bu durum ihlal riskini ortadan kaldırmaz.
Uzaklaştırma kararında telefonla arama korunan kişiden gelmiş olsa bile, hakkında tedbir bulunan kişinin bu aramaya karşılık vermesi veya buluşmaya gitmesi başına iş açabilir. Barışma söz konusuysa doğru yol, önce tedbirin mahkeme kararıyla kaldırılmasını sağlamaktır.
Uzaklaştırma Kararı Karşı Tarafa Nasıl Bildirilir
Tedbir kararının hüküm doğurması ile ihlal hâlinde yaptırım uygulanabilmesi birbirinden farklı meselelerdir. Uzaklaştırma kararı karşı tarafa nasıl bildirilir sorusunun cevabı, ileride verilecek zorlama hapsi kararının hukuka uygunluğunu doğrudan belirler. Uygulamada bildirim şu yollarla yapılır:
- Tefhim: Hakkında tedbir istenen kişi karar anında hazır bulunuyorsa karar yüzüne okunarak bildirilir.
- Kolluk marifetiyle tebliğ: Aciliyet nedeniyle karar çoğunlukla polis veya jandarma aracılığıyla kişiye elden tebliğ edilir ve imzalı tebliğ tutanağı düzenlenir.
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre tebliğ: Kişiye ulaşılamadığında Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır. Elektronik tebligat adresi bulunanlar bakımından e-Tebligat da gündeme gelebilir.
Tebliğ evrakında, karara aykırı davranılması hâlinde 6284 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca zorlama hapsi uygulanacağı ihtarı açıkça yer almalıdır. Bu ihtarı içermeyen bildirim, zorlama hapsi açısından eksik kabul edilir. Dolayısıyla uzaklaştırma kararı karşı tarafa nasıl bildirilir sorusu yalnızca teknik bir prosedür değildir. Kişinin savunma hakkıyla doğrudan bağlantılı bir güvencedir.
Korunan kişi açısından da durum önemlidir. Kararın karşı tarafa bildirilip bildirilmediğini kolluktan veya mahkeme kaleminden takip etmek, olası bir ihlalde hızlı işlem yapılmasını sağlar. Uzaklaştırma kararı karşı tarafa nasıl bildirilir ve bildirim hangi tarihte tamamlandı bilgisi, ihlal tutanağının değerini belirleyen ilk unsurdur.
Uzaklaştırma Kararı Tebliğ Edilmezse Ortaya Çıkan Sonuçlar
Uzaklaştırma kararı tebliğ edilmezse hakkında tedbir bulunan kişi hakkında zorlama hapsine hükmedilemez. Zorlama hapsi için kişinin karardan haberdar olduğu hâlde karara aykırı davranması gerekir. Kararı bilmeyen kişinin iradi bir ihlalinden söz edilemez. Yargıtay'ın kanun yararına bozma kararlarında da tebliğ ve ihtar bulunmadan verilen zorlama hapsi kararları hukuka aykırı bulunmaktadır.
Bununla birlikte uzaklaştırma kararı tebliğ edilmezse karar yok hükmünde sayılmaz. Kolluk, kişiyi tespit ettiği anda kararı tebliğ eder. O andan itibaren her türlü aykırılık zorlama hapsine konu olabilir. Uygulamada, kararı henüz tebliğ edilmemiş kişinin korunan kişinin kapısına gelmesi üzerine kolluğun kararı olay yerinde tebliğ ettiği ve kişiyi bölgeden uzaklaştırdığı sıkça görülür.
Tebliğin bir başka önemli sonucu itiraz süresiyle ilgilidir. Uzaklaştırma kararı tebliğ edilmezse 2 haftalık itiraz süresi de işlemeye başlamaz. Kişi karardan tesadüfen haberdar olmuşsa, resmi tebliğ veya tefhim tarihinin belirlenmesi önem kazanır. Bu tarih, uzaklaştırma kararına itiraz süresinin hesaplanmasında belirleyici olur.
Hakkımda Uzaklaştırma Kararı Var mı Öğrenme Yolları
Özellikle boşanma sürecindeki kişiler, eşlerinin kendileri hakkında tedbir talebinde bulunup bulunmadığını merak eder. Hakkımda uzaklaştırma kararı var mı öğrenme imkânı bugün hem dijital hem de fiziki kanallarla mümkündür:
- e-Devlet ve UYAP Vatandaş Portalı: e-Devlet şifresi, elektronik imza veya mobil imza ile UYAP Vatandaş Portalı'na girilerek taraf olunan dosyalar listelenebilir. Tedbir kararları genellikle aile mahkemesinin Değişik İş (D.İş) esasına kaydedilir, bu kayıtlar özellikle incelenmelidir.
- e-Devlet dava dosyası sorgulama: Adalet Bakanlığı hizmetleri arasındaki dava dosyası sorgulama ekranında taraf olunan aile mahkemesi dosyaları görüntülenebilir.
- Kolluk birimleri: Kimlik belgesiyle bağlı bulunulan polis merkezine veya jandarma karakoluna başvurularak adınıza kayıtlı aktif bir tedbir olup olmadığı sorulabilir.
- Adliye ön büro ve yazı işleri: Aile mahkemesi yazı işleri müdürlüklerinden veya ön bürodan kimlik ibrazıyla bilgi alınabilir.
Hakkımda uzaklaştırma kararı var mı öğrenme sürecinde e-Devlet ekranında kayıt görünmemesi her zaman karar bulunmadığı anlamına gelmez. Kararın sisteme yansıması birkaç gün sürebilir. Ayrıca gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amirince alınan tedbirler, hâkim onayına kadar farklı kanallarda takip edilir. Bu nedenle hakkımda uzaklaştırma kararı var mı öğrenme amacıyla birden fazla kanalı birlikte kullanmak en sağlıklı yoldur.
Uzaklaştırma Kararına İtiraz Süreci ve Görevli Mahkeme
Tedbir kararı delil aranmaksızın verildiği için hakkında karar verilen kişi çoğu zaman kendini savunma fırsatı bulamadığını düşünür. Kanun bu dengesizliği itiraz yoluyla gidermiştir. 6284 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca uzaklaştırma kararına itiraz, kararın tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde yapılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.
İtiraz süreci şu şekilde işler:
- İtiraz dilekçesi kararı veren aile mahkemesine sunulur.
- Mahkeme itirazı yerinde görürse kararını düzeltebilir.
- Düzeltmezse dosya, o yerde birden fazla aile mahkemesi varsa numara olarak kendisini izleyen aile mahkemesine gönderilir. Tek aile mahkemesi varsa en yakın yerdeki aile mahkemesine, aile mahkemesi kurulmamış yerlerde ise asliye hukuk mahkemesine gönderilir.
- İtiraz mercii dosya üzerinden inceleme yapar ve en geç 1 hafta içinde karar verir.
- İtiraz üzerine verilen karar kesindir.
Uzaklaştırma kararına itiraz yalnızca hakkında tedbir verilen kişi bakımından gündeme gelmez. Uygulamada, tedbir talebi reddedilen ya da istediğinden daha dar kapsamlı tedbir verilen korunan kişinin de aynı usulle itiraz yoluna başvurduğu görülmektedir.
İtiraz Dilekçesinde Öne Çıkarılması Gereken Hususlar
Özenle hazırlanmış bir uzaklaştırma kararına itiraz dilekçesinde şu unsurlar yer almalıdır:
- Kararın tebliğ veya tefhim tarihi ve itirazın süresinde yapıldığı,
- Tedbire konu iddiaların somut olarak neden gerçeği yansıtmadığı,
- Varsa aksini gösteren mesaj kayıtları, tanık isimleri, kamera görüntüleri veya konum bilgileri,
- Tedbirin süresinin veya kapsamının ölçüsüz olduğu (örneğin çocuklarla kişisel ilişkiyi tamamen engelleyen bir mesafe),
- Kararın kaldırılması, değiştirilmesi veya süresinin kısaltılması yönündeki açık talep.
İtiraz sürecinde de tedbir yürürlükte kalır. Uzaklaştırma kararına itiraz etmiş olmak karara uymama hakkı vermez. İtiraz sonuçlanana kadar tedbirin tüm gereklerine eksiksiz uyulmalıdır.
İtiraz süresi kısa ve hak düşürücü olduğundan, hukuki süreçlerde hak kaybı yaşamamak adına profesyonel destek almak önemlidir. Dosyanızla ilgili sorularınız için iletişim sayfamıza göz atabilirsiniz.
Uzaklaştırma Kararı Nasıl İptal Edilir
Barışan çiftlerden ya da şikâyetinden vazgeçen kişilerden en sık duyduğum soru, uzaklaştırma kararı nasıl iptal edilir sorusudur. Öncelikle şu hususun altını çizmek gerekir: 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler kamu düzenine ilişkindir. Korunan kişinin kolluğa giderek "şikâyetimi geri alıyorum" demesi kararı kendiliğinden sona erdirmez.
Uzaklaştırma kararı nasıl iptal edilir sorusunun hukuki cevabı üç ana yoldan oluşur:
- Sürenin dolması: Kararda belirtilen süre sona erdiğinde ve uzatma kararı verilmediğinde tedbir kendiliğinden sona erer.
- İtiraz yoluyla kaldırılma: Hakkında tedbir bulunan kişinin 2 hafta içinde yaptığı itirazın kabulüyle karar kaldırılabilir.
- Kaldırma veya değiştirme talebi: Kanun'un 8. maddesi çerçevesinde şartların değiştiği ileri sürülerek tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi talep edilebilir.
Hâkim kaldırma talebini değerlendirirken tarafların beyanlarını dikkate alır. Varsa Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) raporları, dosyadaki önceki ihlaller ve risk analizi de değerlendirilir. Tehlikenin sürdüğü kanaatine varılırsa talep reddedilebilir. Bu nedenle uzaklaştırma kararı nasıl iptal edilir sorusunun cevabı her dosyada hâkimin takdirine göre şekillenir.
Uzaklaştırma Kararı Geri Çekme Dilekçesi ve İçeriği
Korunan kişinin tedbirden vazgeçtiğini mahkemeye bildirmesinin en doğru yolu, uzaklaştırma kararı geri çekme dilekçesi sunmaktır. Bu dilekçe, kararı veren aile mahkemesine hitaben yazılır ve kural olarak korunan kişi tarafından bizzat imzalanır. Uzaklaştırma kararı geri çekme dilekçesi ile yapılan başvuru bir istek niteliğindedir ve hâkimi bağlamaz.
Uzaklaştırma kararı geri çekme dilekçesi hazırlanırken şu bilgilere yer verilmelidir:
- Kararı veren mahkemenin adı ve Değişik İş (D.İş) dosya numarası,
- Başvuranın ve hakkında tedbir bulunan kişinin kimlik bilgileri,
- Kararın tarihi ve hangi tedbirlerin uygulandığı,
- Tedbire artık ihtiyaç duyulmama nedeni (barışma, taraflardan birinin başka şehre taşınması, tehlikenin ortadan kalkması gibi),
- Başvuranın kendi özgür iradesiyle hareket ettiğine dair açık beyan,
- Tedbirin tamamen veya belirli bentler yönünden kaldırılması talebi.
Hâkim, baskı altında verilmiş olabilecek vazgeçme beyanlarına karşı dikkatlidir. Bu nedenle uzaklaştırma kararı geri çekme dilekçesi sunan kişi, beyanı alınmak üzere mahkemeye çağrılabilir. Dilekçenin karşı tarafça hazırlanıp korunan kişiye imzalatıldığı izlenimi oluşursa talep reddedilebilir.
İhbardan Zorlama Hapsine Uzanan Süreç Adım Adım
Uzaklaştırma kararı ihlali cezası uygulanana kadar süreç genel olarak şu aşamalardan geçer:
- İhlal ve ihbar: Korunan kişi ihlali 112 Acil Çağrı Merkezi, KADES uygulaması, kolluk veya Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla bildirir.
- Tutanak ve delil toplanması: Kolluk ihlal tutanağı düzenler, tanık ifadeleri alır ve teknik delilleri toplar.
- Başsavcılığa sunuş: Dosya Cumhuriyet başsavcılığına iletilir.
- Başsavcının karar: Başsavcı, hâkimden ön izin isteyebilir veya doğrudan hâkime başvurabilir.
- Hâkimin kararı: Hâkim, delil ve tanık beyanlarını dinledikten sonra 3-10 gün (ilk ihlal) veya 15-30 gün (tekrarlı ihlal) zorlama hapsine karar verebilir.
- İnfaz: Karar kesinleşirse hakkında tedbir bulunan kişi ceza infaz kurumuna teslim edilir.
Yazar: Av. Burhan Kaan Bay
Hukuki haklarınızı korumak için zaman kaybetmeden uzman bir görüş alın. Şişli Mecidiyeköy’ün merkezinde, Mecidiyeköy Metro ve Metrobüs duraklarına sadece 10 Dakikalık yürüme mesafesinde olan büromuzda, Ceza Hukuku alanında profesyonel danışmanlık sağlıyoruz. Şişli Mecidiyeköy Ceza Hukuku avukatı arayışınızda, Randevu ve detaylı bilgi için iletişim sayfamızı ziyaret edebilir veya hemen bizi arayabilirsiniz.
