İçindekiler
- Adli Tatil Nedir ve 2026 Yılında Hangi Tarihleri Kapsar
- Adli Tatilde Görülen Davalar
- Hukuk Mahkemelerinde Adli Tatilde Görülen Davalar (HMK m. 103)
- İcra Mahkemelerinde, Ceza ve İdari Yargıda Durum
- Adli Tatile Tabi Olan Davalara Örnekler
- Adli Tatilde Dava Açılır Mı
- Adli Tatilde Dava Açma Yolları
- Adli Tatilde Boşanma Davası Açılır Mı
- Boşanma Davasında Adli Tatilde İncelenebilecek Talepler
- Adli Tatilde Duruşmalar Nasıl Olur
- Nöbetçi Mahkemelerin İşleyişi
- Duruşma Pratiğinde Dikkat Edilecek Noktalar
- Adli Tatilde Duran Süreler
- Hukuk Yargılamasında Bir Haftalık Uzama (HMK m. 104)
- İdari ve Ceza Yargılamasında Uzama Süreleri
- Adli Tatilde Duran Süreler İçin Hesaplama Örnekleri
- Adli Tatilde İşleyen Süreler
- Adli Tatilde İşleyen Süreler Hangileridir
- İş Davalarında Süre Hesabına Dikkat
- Uygulamadan Bir Örnek Olay
- Hak Kaybını Önlemek İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Adli Tatil Dönemini Hak Kaybı Yaşamadan Geçirmek
Temmuz ayının ikinci yarısı yaklaşırken bürolara gelen soruların büyük kısmı aynı noktada toplanır. "Duruşmam ertelendi mi?", "Bana gelen tebligatın süresi işliyor mu?", "Eylül'ü beklemeden dava açabilir miyim?" İlk kez bir yargılama süreciyle karşılaşan pek çok kişi adli tatili adliyelerin tamamen kapandığı bir dönem olarak düşünür. Gerçek tablo bundan oldukça farklıdır ve bu yanlış algı, telafisi mümkün olmayan hak kayıplarına yol açabilir.
Adli tatilde görülen davalar nelerdir, adli tatilde dava açılır mı soruları bu nedenle yalnızca merak konusu değildir. Bu sorular doğrudan hak arama özgürlüğünü ve kanuni sürelerin korunmasını ilgilendirir. Otuz yıllık meslek hayatımda, adli tatilde sürenin "durduğunu" düşünerek istinaf süresini kaçıran müvekkil adaylarıyla defalarca karşılaştım. Bu kayıpların neredeyse tamamı, basit bir takvim hesabıyla önlenebilecek türdendir.
Adli tatil; hukuk yargısında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 102-104, ceza yargısında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 331, idari yargıda ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m. 8 ve m. 61 vd. ile düzenlenmiştir. 2026 yılı başı itibarıyla bu hükümlerde adli tatilin tarihlerini ya da süre rejimini değiştiren bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu yazıda "Adli Tatilde Görülen Davalar Nelerdir? Adli Tatilde Dava Açılır Mı? 2026" başlığı altında toplanan soruları, uygulamada en sık karşılaşılan örnekler ve Yargıtay'ın yerleşik yaklaşımı ışığında ele alıyoruz.
Yazının devamında adli tatilde duran süreler ile adli tatilde işleyen süreler arasındaki farkı ayrıntılı biçimde açıklayacağız. Ayrıca adli tatilde boşanma davası açılır mı ve adli tatilde duruşmalar nasıl olur sorularına da uygulamadan örneklerle yanıt vereceğiz. Kendi dosyanıza ilişkin somut bir değerlendirmeye ihtiyaç duyuyorsanız, web sitemizin iletişim kısmından bize ulaşabilirsiniz.
Adli Tatil Nedir ve 2026 Yılında Hangi Tarihleri Kapsar
Adli tatil, yargı mercilerinin yaz döneminde olağan çalışma düzenine ara verdiği kanuni dönemdir. Bu dönemde acil nitelikteki işler nöbetçi mahkemeler eliyle yürütülmeye devam eder. HMK m. 102 ve CMK m. 331/1 uyarınca adli tatil her yıl 20 Temmuz'da başlar ve 31 Ağustos'ta sona erer. İdari yargıda aynı dönem, İYUK m. 61'de "çalışmaya ara verme" olarak adlandırılır.
Adli tatilin tarihleri kanunla sabitlenmiştir. Bu nedenle her yıl yeniden ilan edilmez ve bir idari kararla değiştirilemez. 2026 yılı için takvim şu şekildedir:
- Başlangıç: 20 Temmuz 2026 Pazartesi
- Bitiş: 31 Ağustos 2026 Pazartesi
- Toplam süre: 43 gün
- Yeni adli yılın ilk iş günü: 1 Eylül 2026 Salı
- Hukuk ve idari yargıda uzayan sürelerin son günü: 7 Eylül 2026 Pazartesi
- Tutuksuz ceza dosyalarında uzayan sürelerin son günü: 3 Eylül 2026 Perşembe
Adli tatil ile resmî tatil birbirine karıştırılmamalıdır. Adli tatilde adliye binaları açıktır; tevzi büroları, ön bürolar, vezneler ve kalemler çalışmaya devam eder. Yalnızca adli tatile tabi dosyalarda duruşma ve esasa ilişkin yargılama faaliyeti askıya alınır. Nöbetçi mahkemeler ise adalet komisyonlarınca belirlenir ve tatil boyunca kesintisiz görev yapar.
Adli Tatilde Görülen Davalar
Adli tatilde görülen davalar, kanun koyucunun "beklemeye tahammülü yoktur" diye nitelendirdiği dava ve işlerden oluşur. Bu davaların ortak özelliği, geciktirilmeleri hâlinde telafisi güç zararların doğabilecek olmasıdır. Nafaka alacaklısının geçimi, işçinin ücret alacağı ya da kaybolma tehlikesi taşıyan bir delil bu duruma örnek gösterilebilir. Aşağıda adli tatilde görülen davaları yargı kollarına göre ayrı ayrı inceliyoruz.
Hukuk Mahkemelerinde Adli Tatilde Görülen Davalar (HMK m. 103)
HMK m. 103/1 hükmü, adli tatil içinde bakılacak dava ve işleri sınırlı sayı ilkesine göre belirlemiştir. Bu listede yer almayan bir dava, kural olarak adli tatile tabidir. Kanunda sayılan başlıca dava ve işler şunlardır:
- Geçici hukuki korumalar: İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti talepleri ile bunlara yapılan itirazlar (HMK m. 103/1-a)
- Aile hukukuna ilişkin ivedi işler: Nafaka, soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler (HMK m. 103/1-b)
- Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi: İsim, yaş ve kayıt düzeltme davaları
- İş sözleşmesinden doğan davalar: İşe iade, kıdem ve ihbar tazminatı, ücret ve fazla çalışma alacağı gibi işçi-işveren uyuşmazlıkları
- Ticari güvenceye ilişkin işler: Ticari defterlerin kaybı nedeniyle zayi belgesi verilmesi ve kıymetli evrakın iptali
- İflas ve konkordato: İflas ve konkordatoya ilişkin dava ve işler
- Çekişmesiz yargı işleri: Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) verilmesi, kayyım atanması, mirasın reddi gibi işler
- İvedi işler: Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen işler ile taraflardan birinin talebi üzerine mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler
Listenin son maddesi uygulamada büyük önem taşır. Kanunda sayılmayan bir dava da mahkemeden ivedilik kararı talep edilerek adli tatilde görülebilir hâle getirilebilir. Ancak bu karar mahkemenin takdirindedir ve talebin somut gerekçelerle desteklenmesi gerekir.
İcra Mahkemelerinde, Ceza ve İdari Yargıda Durum
Adli tatilde görülen davalar yalnızca hukuk mahkemeleriyle sınırlı değildir. İcra mahkemesine yapılan şikâyet, itirazın kaldırılması ve benzeri başvurular İİK m. 18 uyarınca ivedi işlerden sayıldığından adli tatilde de incelenir. İcra ve iflas müdürlükleri ise adli tatile hiç tabi değildir. Haciz, muhafaza, satış ve tebligat işlemleri bu dönemde olağan şekilde sürer.
Ceza yargılamasında CMK m. 331 uyarınca tutuklu işlere ait soruşturma ve kovuşturma işlemleri ile ivedi işler adli tatilde de yürütülür. Gözaltı, yakalama, arama ve el koyma kararları için sulh ceza hâkimlikleri nöbet sistemiyle kesintisiz çalışır. Cumhuriyet başsavcılıklarında nöbetçi savcılar görev yapar ve suç duyurusu her zaman yapılabilir.
İdari yargıda ise İYUK m. 61 vd. çerçevesinde yürütmenin durdurulması talepleri ve ivedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklar (İYUK m. 20/A) çalışmaya ara verme döneminde nöbetçi mahkemeler ve daireler tarafından incelenir. İhale, acele kamulaştırma ve özelleştirme gibi işlemlere karşı açılan davalar bu kapsamda değerlendirilir.
Adli Tatile Tabi Olan Davalara Örnekler
Adli tatilde görülen davaların neler olduğunu bilmek kadar, hangi davaların tatile tabi olduğunu bilmek de önemlidir. Uygulamada en sık karşılaşılan adli tatile tabi davalar şunlardır:
- Boşanma davaları (anlaşmalı veya çekişmeli)
- Kira alacağı ve genel mahkemede açılan tahliye davaları
- Tapu iptali ve tescil davaları
- Alacak ve tazminat davaları
- İtirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları
- Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davaları
- Tüketici ve ticari davaların önemli bir kısmı
Bu davalar adli tatilde açılabilir, ancak duruşmaları kural olarak 1 Eylül'den sonrasına bırakılır.
Adli Tatilde Dava Açılır Mı
Uygulamadaki en yaygın yanılgılardan biri, tatil döneminde dava açılamayacağı düşüncesidir. Adli tatil, yargılama faaliyetini sınırlar; dava açma hakkını sınırlamaz. Dolayısıyla adli tatilde görülen davalar nelerdir sorusunun cevabı ne olursa olsun, adli tatilde dava açılır mı sorusunun cevabı her dava türü için "evet"tir.
Adli tatil döneminde dava dilekçeleri, cevap dilekçeleri, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile her türlü talep kabul edilir. Dava harcı ve gider avansı yatırılabilir, dosyaya esas numarası verilir ve tebligat çıkarılabilir. Dava tatile tabi bir dava ise, dosya görevli mahkemeye tevzi edilir ve esasa ilişkin incelemeler tatil sonrasında yapılır.
Adli Tatilde Dava Açma Yolları
Adli tatilde dava açmak için izlenebilecek yollar şunlardır:
- Fiziki başvuru: Dilekçe, adliyedeki tevzi bürosuna veya ön büroya teslim edilir. Harç ve avans veznede ya da anlaşmalı bankalarda ödenir.
- UYAP Avukat Portalı: Avukatlar elektronik imza ile yedi gün yirmi dört saat dava açabilir, dilekçe sunabilir ve harç ödemesi yapabilir.
- UYAP Vatandaş Portalı (e-Devlet): Vekili bulunmayan kişiler, e-Devlet şifresi veya elektronik imza ile dava açabilir ve dosyalarını takip edebilir.
- Başka yer mahkemesi aracılığıyla: Dilekçe, bulunulan yerdeki adliyeye verilerek yetkili mahkemeye gönderilmesi sağlanabilir. Bu durumda dilekçenin ilk verildiği tarih esas alınır.
Adli tatil döneminde dava açmanın özellikle zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin dolmak üzere olduğu durumlarda hayati önem taşıdığını hatırlatmak isterim. Bu süreler adli tatil nedeniyle uzamaz. Sürenin son gününü beklemek yerine, gecikmeden dava açmak en güvenli yoldur.
Adli Tatilde Boşanma Davası Açılır Mı
Aile hukuku alanında en çok sorulan soru, adli tatilde boşanma davası açılır mı sorusudur. Cevap nettir: Boşanma davası 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasında hukuken geçerli şekilde açılabilir. Anlaşmalı boşanma (TMK m. 166/3) ya da evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166/1) gibi çekişmeli boşanma sebeplerine dayanması bu durumu değiştirmez.
Ancak davanın açılabilmesi, hemen görüleceği anlamına gelmez. Boşanma davaları HMK m. 103'te sayılan dava ve işler arasında değildir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, boşanma davasıyla birlikte talep edilen nafaka ve velayet gibi fer'i talepler davanın niteliğini değiştirmez. Boşanma davası bir bütün olarak adli tatile tabidir. Bu nedenle aile mahkemesi dosyayı tensip etse bile duruşma gününü kural olarak Eylül ayına verir.
Anlaşmalı boşanmada da durum aynıdır. Protokol hazır olsa ve taraflar tatil içinde duruşma yapılmasını istese bile, mahkemenin ivedilik kararı vermesi istisnai bir durumdur. Uygulamada anlaşmalı boşanma duruşmaları da genellikle Eylül ayının ilk haftalarına yoğunlaşır.
Boşanma Davasında Adli Tatilde İncelenebilecek Talepler
Adli tatilde boşanma davası açılır mı sorusunun asıl önemli boyutu, acil taleplerin akıbetidir. Aşağıdaki talepler ivedi nitelik taşıdığından nöbetçi aile mahkemesince tatil içinde incelenebilir:
- Tedbir nafakası (TMK m. 169)
- Müşterek çocuğun geçici velayeti ve kişisel ilişki düzenlenmesi
- Ortak konutun kullanımına ilişkin geçici önlemler
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirler (uzaklaştırma kararı dahil)
Özellikle şiddet içeren durumlarda 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir talepleri için boşanma davasının açılmasını beklemek gerekmez. Bu talepler doğrudan aile mahkemesine veya kolluk birimlerine yapılabilir ve adli tatilde de gecikmeksizin karara bağlanır.
Görüldüğü üzere adli tatilde boşanma davası açılır mı sorusuna verilecek cevap iki katmanlıdır. Dava açılır, ancak esas yargılama Eylül'de başlar; acil talepler ise beklemeden incelenir. Aile hukukuna ilişkin süreçlerde hak kaybı yaşamamak adına profesyonel hukuki destek almak önemlidir.
Adli Tatilde Duruşmalar Nasıl Olur
Adli tatilde duruşmalar nasıl olur sorusunun cevabı, dosyanın adli tatile tabi olup olmamasına göre değişir. Tatile tabi olmayan dosyalarda duruşmalar, nöbetçi mahkemenin iş yüküne göre planlanarak olağan usulle yapılır. Tatile tabi dosyalarda ise kural olarak tatil içinde duruşma günü verilmez.
Nöbetçi Mahkemelerin İşleyişi
Adli tatilde her adliyede adalet komisyonunca belirlenen nöbetçi mahkemeler görev yapar. Bunlar genellikle şunlardır:
- Nöbetçi asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleri
- Nöbetçi aile mahkemesi
- Nöbetçi iş mahkemesi
- Nöbetçi icra hukuk mahkemesi
- Nöbetçi sulh ceza hâkimliği
- Nöbetçi asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleri
Nöbetçi mahkeme, kendi dosyalarının yanı sıra tatilde olan diğer mahkemelerin ivedi işlerine de bakar. Örneğin izindeki bir iş mahkemesinin dosyasında ihtiyati haciz talebi olursa, bu talep nöbetçi mahkemece incelenir.
Duruşma Pratiğinde Dikkat Edilecek Noktalar
Adli tatilde duruşmalar nasıl olur konusunda uygulamadan bazı önemli ayrıntıları paylaşmak isterim:
- Tatile tabi dosyada verilen duruşma günü: Adli tatile tabi bir dosyada tatil içine duruşma günü verilmesi usule aykırıdır. Tarafların bu duruşmaya katılmaması, Yargıtay uygulamasına göre dosyanın işlemden kaldırılması (HMK m. 150) sonucunu doğurmamalıdır.
- İvedi dosyada erteleme talebi: Adli tatilde görülebilecek bir işin tarafların birlikte talebiyle tatil sonrasına bırakılması mümkündür (HMK m. 103/2).
- SEGBİS ve e-Duruşma: Uygun dosyalarda ses ve görüntü bilişim sistemi ile duruşmaya katılım talep edilebilir. Bu imkân tatil döneminde tarafların şehir dışında olduğu durumlarda pratik bir çözüm sunar.
- Keşif ve bilirkişi incelemesi: Delil tespiti niteliğindeki keşifler tatilde yapılabilir. Ancak tatile tabi dosyada esasa ilişkin keşif kural olarak tatil sonrasına bırakılır.
Ceza yargılamasında tutuklu sanıkların bulunduğu dosyalarda duruşmalar adli tatilde de yapılır. Tutukluluğun incelenmesi (CMK m. 108) de tatil nedeniyle ertelenmez. Adli tatilde duruşmalar nasıl olur sorusu ceza dosyaları açısından, tutukluluk durumuna göre farklı yanıtlar gerektirir.
Adli Tatilde Duran Süreler
Uygulamada "adli tatilde duran süreler" olarak bilinen kavram, aslında teknik olarak yanıltıcı bir ifadedir. Bu ayrımı doğru kavramak, hak kaybını önlemenin anahtarıdır. HMK m. 104'e göre adli tatile tabi dava ve işlerde süreler tatil boyunca işlemeye devam eder. Kanun sürelerin durduğunu değil, yalnızca bitiş gününün tatile denk gelmesi hâlinde uzatılmış sayılacağını düzenler.
Başka bir deyişle, adli tatilde duran süreler dediğimiz rejimde süre fiilen askıya alınmaz. Sadece son gün, tatil sonrasına kaydırılır. Tebligat tatil içinde yapılabilir ve süre tebliğden itibaren işlemeye başlar. Bu ayrıntıyı gözden kaçıranlar, sürenin 1 Eylül'de başlayacağını düşünerek ciddi hatalara düşebilmektedir.
Hukuk Yargılamasında Bir Haftalık Uzama (HMK m. 104)
HMK m. 104 uyarınca adli tatile tabi dava ve işlerde sürelerin bitmesi adli tatile rastlarsa, bu süreler adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. Bu uzama için ayrıca mahkeme kararı gerekmez. 2026 yılında hukuk dosyaları için uzayan sürelerin son günü 7 Eylül 2026 Pazartesi mesai bitimidir.
Bu kural özellikle şu süreler bakımından önemlidir:
- Cevap dilekçesi süresi (HMK m. 127, iki hafta)
- Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi süreleri (HMK m. 136)
- İstinaf başvuru süresi (HMK m. 345, iki hafta)
- Temyiz başvuru süresi (HMK m. 361, iki hafta)
- Mahkemece verilen kesin süreler
İdari ve Ceza Yargılamasında Uzama Süreleri
İdari yargıda İYUK m. 8/3 uyarınca adli tatile rastlayan süreler, tatilin bitiminden itibaren yedi gün uzamış sayılır. Bu kural dava açma süresini de kapsar. Örneğin 60 günlük iptal davası açma süresi tatil içinde doluyorsa, dava en geç 7 Eylül 2026'da açılabilir.
Ceza yargılamasında ise CMK m. 331/4 uyarınca tutuklu işler hariç olmak üzere, adli tatile rastlayan kanun yolu ve diğer süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır. 2026 yılı için tutuksuz ceza dosyalarında son gün 3 Eylül 2026 Perşembe'dir.
Adli Tatilde Duran Süreler İçin Hesaplama Örnekleri
Adli tatilde duran süreler konusunu somutlaştırmak için birkaç hesaplama örneği verelim:
- Örnek 1: Adli tatile tabi bir alacak davasında dava dilekçesi 27 Temmuz 2026'da tebliğ edildi. İki haftalık cevap süresi 10 Ağustos'ta dolmaktadır. Bitiş günü tatile rastladığından süre 7 Eylül 2026'ya uzar.
- Örnek 2: Aynı davada tebliğ 24 Ağustos 2026'da yapıldı. İki haftalık süre 7 Eylül'de dolar. Bitiş günü zaten tatil sonrasında olduğundan ek bir uzama söz konusu olmaz ve son gün 7 Eylül 2026'dır.
- Örnek 3: Tebliğ 27 Ağustos 2026'da yapıldı. Süre 10 Eylül'de dolar. Süre tatil içinde işlemeye devam ettiği için cevap dilekçesinin 10 Eylül 2026'ya kadar verilmesi gerekir. Sürenin 1 Eylül'de başlayacağını düşünmek hatalıdır.
Bu örnekler, adli tatilde duran süreler kavramının "tatil boyunca süre saymama" şeklinde anlaşılmaması gerektiğini açıkça gösterir.
Adli Tatilde İşleyen Süreler
Adli tatilde işleyen süreler, tatilden hiçbir şekilde etkilenmeyen ve son günü tatile denk gelse bile uzamayan sürelerdir. Bu süreleri kaçırmak, genellikle geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurur. Bu nedenle adli tatilde işleyen süreler, en az adli tatile tabi süreler kadar dikkatle takip edilmelidir.
Adli Tatilde İşleyen Süreler Hangileridir
Adli tatilde işleyen süreler başlıca şu gruplarda toplanır:
- İvedi dava ve işlerdeki usul süreleri: HMK m. 103 kapsamındaki davalarda (iş davaları, nafaka, velayet, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz itirazları vb.) cevap, istinaf ve temyiz süreleri tatilde aynen işler. Bir haftalık uzama uygulanmaz.
- İcra mahkemesi işleri: Şikâyet süresi (İİK m. 16, yedi gün) ve icra mahkemesi kararlarına karşı kanun yolu süreleri tatilde işlemeye devam eder.
- İcra dairesi süreleri: Ödeme emrine itiraz süresi (İİK m. 62, yedi gün) gibi takip hukukuna ilişkin süreler durmaksızın işler.
- Tutuklu ceza dosyalarındaki süreler: Tutuklu işlerde itiraz ve kanun yolu süreleri tatilde tam olarak işler (CMK m. 331/4).
- Maddi hukuk süreleri: Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler usul süresi olmadığından adli tatilden etkilenmez. Örneğin TCK m. 73'teki altı aylık şikâyet süresi veya TBK m. 146'daki on yıllık genel zamanaşımı süresi tatilde de işler.
- Arabuluculuk süreçleri: Arabuluculuk bürolarına yapılan başvurular adli tatilde de alınır. Arabuluculuk sonrasında dava açma sürelerinin hesabında adli tatil koruması esas alınmamalıdır.
İş Davalarında Süre Hesabına Dikkat
Adli tatilde işleyen süreler bakımından en çok hata yapılan alan iş davalarıdır. İş sözleşmesinden kaynaklanan davalar adli tatile tabi olmadığından, bu davalarda verilen kararlara karşı istinaf süresi tatilde de işler. Örneğin 30 Temmuz'da tebliğ edilen bir işe iade kararına karşı iki haftalık istinaf süresi 13 Ağustos'ta dolar. Bu süre 7 Eylül'e uzamaz.
İş mahkemesinde görülen her uyuşmazlığın adli tatil karşısındaki durumu, davanın niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir. Tereddüt hâlinde en güvenli yol, süreyi adli tatil yokmuş gibi hesaplamak ve işlemi bu takvime göre yapmaktır. Adli tatilde işleyen süreler konusunda "fazla temkin" hiçbir zaman zarar vermez.
Uygulamadan Bir Örnek Olay
Anonim bir örnek üzerinden konuyu somutlaştıralım. İstanbul'da yaşayan ve bir inşaat şirketinde çalışan A.K., iş sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasıyla işe iade davası açmış ve iş mahkemesi davayı reddetmiştir. Gerekçeli karar kendisine 24 Temmuz 2026'da elektronik tebligat yoluyla gönderilmiştir. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayıldığından tebliğ tarihi 29 Temmuz 2026'dır.
A.K., çevresinden duyduğu "Adli tatilde süreler durur, Eylül'de hallederiz" tavsiyesine güvenerek tatile çıkmıştır. Oysa işe iade davası HMK m. 103 kapsamında adli tatilde görülen davalardandır. İki haftalık istinaf süresi 12 Ağustos 2026'da dolmuş ve karar kesinleşmiştir. A.K., Eylül başında istinaf dilekçesi vermek istediğinde süre çoktan geçmiş durumdadır.
Aynı dönemde A.K.'nin eşi, adli tatile tabi bir kira alacağı davasında 3 Ağustos 2026'da cevap dilekçesi tebligatı almıştır. Bu davada iki haftalık süre 17 Ağustos'ta dolmakta, ancak bitiş günü tatile rastladığı için süre 7 Eylül 2026'ya uzamaktadır. Aynı ailede, aynı ay içinde tebliğ edilen iki farklı evrak için tamamen farklı son günler söz konusudur.
Bu örnek, adli tatilde duran süreler ile adli tatilde işleyen süreler arasındaki farkın pratikteki önemini açıkça ortaya koyar. Tebligat aldığınızda ilk yapmanız gereken, dosyanın adli tatile tabi olup olmadığını tespit etmektir.
Hak Kaybını Önlemek İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler
Adli tatil dönemini sorunsuz geçirmek için dosya sahiplerinin ve vekillerin dikkat etmesi gereken başlıca noktalar şunlardır:
- Dosyanın niteliğini belirleyin: Davanızın HMK m. 103 kapsamında olup olmadığını öncelikle tespit edin.
- Tebligatları takip edin: e-Devlet üzerinden elektronik tebligat adresinizi düzenli kontrol edin. Tatil döneminde tebligat yapılmaya devam eder.
- Son günü değil, güvenli günü hedefleyin: Özellikle ivedi işlerde süreyi son güne bırakmayın.
- Maddi hukuk sürelerini ayrı takip edin: Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler adli tatilde uzamaz.
- Acil talepler için nöbetçi mahkemeye başvurun: Tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti taleplerini tatil bitimini beklemeden yapın.
- Ceza dosyalarında tutukluluk durumunu kontrol edin: Tutuklu sanık bulunan dosyalarda üç günlük uzama uygulanmaz.
Adli tatilde görülen davalar nelerdir ve adli tatilde dava açılır mı sorularına verilen genel cevaplar yol gösterici olsa da, her dosyanın kendine özgü koşulları bulunur. Süre hesabı konusunda tereddüt yaşıyorsanız, iletişim sayfamıza göz atarak bize ulaşabilir ve dosyanıza özgü bilgi alabilirsiniz.
Adli Tatil Dönemini Hak Kaybı Yaşamadan Geçirmek
Adli tatil, yargının tamamen durduğu bir dönem değildir. Kanun koyucu, beklemeye tahammülü olmayan uyuşmazlıkları bu dönemde de yargısal korumanın içinde tutmuştur. Adli tatilde görülen davalar nelerdir ve adli tatilde dava açılır mı sorularının cevabı, bu dengeyi anlamaktan geçer. İvedi işler tatilde görülür, diğer davalar açılabilir ancak esasları Eylül'de incelenir.
2026 yılı için akılda tutulması gereken temel tarihler 20 Temmuz, 31 Ağustos, 3 Eylül ve 7 Eylül'dür. Adli tatilde duran süreler olarak bilinen rejimin aslında bir uzama rejimi olduğunu unutmamak gerekir. Adli tatilde işleyen süreler ise hiçbir koruma sağlamaz. Adli tatilde boşanma davası açılır mı ve adli tatilde duruşmalar nasıl olur gibi soruların cevabı da bu iki temel ayrıma dayanır.
"Adli Tatilde Görülen Davalar Nelerdir? Adli Tatilde Dava Açılır Mı? 2026" başlığı altında ele aldığımız bilgiler genel nitelikte olup somut dosyalardaki süre hesabı, tebliğ tarihi ve davanın niteliğine göre farklılık gösterebilir. Adli tatil döneminde yürüyen veya açmayı düşündüğünüz bir dava varsa, detaylı bilgi için web sitemizin iletişim kısmından bize ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Adli tatilde süreler işler mi?
Adli Tatilde Görülen Davalar Nelerdir?
Adli tatilde dava açılır mı?
Adli tatilde boşanma davası açılır mı?
İş mahkemeleri adli tatile tabi mi?
Yazar: Av. Burhan Kaan Bay
Hukuki haklarınızı korumak için zaman kaybetmeden uzman bir görüş alın. Şişli Mecidiyeköy’ün merkezinde, Mecidiyeköy Metro ve Metrobüs duraklarına sadece 10 Dakikalık yürüme mesafesinde olan büromuzda, İdare Hukuku alanında profesyonel danışmanlık sağlıyoruz. Şişli Mecidiyeköy İdare Hukuku avukatı arayışınızda, Randevu ve detaylı bilgi için iletişim sayfamızı ziyaret edebilir veya hemen bizi arayabilirsiniz.
