İçindekiler
- Heyet Raporu Nedir ? Heyet Raporu Hangi Hastalıklara Verilir ?
- Heyet Raporu Nedir ve Hangi Mevzuata Dayanır
- Heyet Raporu Kaç Doktor Tarafından İmzalanır
- Heyet Raporu Hangi Hastalıklara Verilir
- Heyet Raporu Ne İşe Yarar
- Heyet Raporu Kimlere Verilir
- Tam Teşekküllü Sağlık Raporu Nasıl Alınır
- Heyet Raporu İçin Ne Gerekli
- Başvurudan Rapora Adım Adım Süreç
- Rapora İtiraz Yolları
- Psikiyatri Heyet Raporu
- Psikiyatri Heyet Raporu Örneği
- Ayakta Çalışamaz Raporu Hangi Hastalıklara Verilir
- Uzun Süre Ayakta Çalışamaz Raporu Şartları
- Ayakta Çalışamaz Raporu ile Tazminat Hakkı
- Örnek Olay ile Sürecin İşleyişi
- İşverenin Sağlık Sebebiyle Fesih Hakkı
- Heyet Raporu Sürecinde Hak Kaybı Yaşamamak İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler
Heyet Raporu Nedir ? Heyet Raporu Hangi Hastalıklara Verilir ?
Uzun süredir devam eden bir hastalık, işyerinde artık taşınamayan bir yük ya da bir yakının akıl sağlığına ilişkin kaygılar çoğu zaman aynı soruyu gündeme getirir: heyet raporu nedir ve hangi durumda gereklidir? Hukuk pratiğinde bu soruyu en çok iki grup sorar. Birinci grup, sağlık sorunu nedeniyle mevcut işini sürdüremeyen çalışanlardır. İkinci grup ise engellilik haklarından yararlanmak, malulen emekli olmak ya da vesayet sürecini başlatmak isteyen ailelerdir.
Her iki durumda da tek bir hekimin kanaati çoğunlukla yeterli sayılmaz. Mahkemeler, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve işverenler, kişinin sağlık durumunu birden fazla branş hekiminin ortak değerlendirmesiyle belgeleyen resmi bir sağlık kurulu raporu arar. Bu nedenle heyet raporu hangi hastalıklara verilir, nasıl alınır ve hangi hakları doğurur sorularının doğru yanıtlanması, ileride yaşanabilecek hak kayıplarının önüne geçer.
2026 yılı itibarıyla sağlık kurulu raporları, Sağlık Bakanlığı'nın elektronik rapor altyapısı üzerinden düzenlenmekte ve e-Nabız ile e-Devlet üzerinden doğrulanabilmektedir. Bu makalede heyet raporunun hukuki dayanağını, kapsadığı hastalık gruplarını, başvuru sürecini, psikiyatri heyet raporunun özelliklerini ve ayakta çalışamaz raporunun iş hukukundaki tazminat sonuçlarını ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.
Sağlık raporuna dayalı hukuki süreçlerde atılan ilk adım çoğu zaman sonucu belirler. Detaylı bilgi almak için web sitemizin iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.
Heyet Raporu Nedir ve Hangi Mevzuata Dayanır
En yalın tanımıyla heyet raporu nedir sorusunun cevabı şudur: Bir kişinin bedensel, zihinsel veya ruhsal durumunun, yetkili bir sağlık kuruluşunda oluşturulan ve farklı branşlardan hekimlerin yer aldığı sağlık kurulu tarafından incelenerek resmi belgeye bağlanmasıdır. Mevzuattaki adı "sağlık kurulu raporu"dur; "heyet raporu" ise uygulamada ve halk arasında yerleşmiş karşılığıdır.
Sağlık kurulu raporunun hukuki çerçevesi tek bir kanunda toplanmış değildir. Başlıca dayanaklar şunlardır:
- 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve buna bağlı Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri,
- Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete),
- Çocuklar için Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (ÇÖZGER),
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (özellikle m. 25 malullük ve m. 28 engelli emekliliği),
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m. 405 ve m. 409 kısıtlama hükümleri),
- 4857 sayılı İş Kanunu (m. 24 ve m. 25 sağlık sebebiyle fesih hükümleri).
Heyet Raporu Kaç Doktor Tarafından İmzalanır
Sağlık kurulu kural olarak en az üç hekimden oluşur ve rapor, kurulda görev alan hekimler ile kurul başkanı tarafından imzalanır. Rapor türüne göre kurula katılan branş sayısı artabilir. Örneğin işe giriş, silah ruhsatı veya kamu görevine atama gibi genel sağlık değerlendirmelerinde dahiliye, genel cerrahi, göz, kulak burun boğaz, nöroloji ve psikiyatri gibi pek çok branşın muayenesi aranabilir.
Engellilik değerlendirmelerinde ise kişinin hastalığıyla ilgili branş hekimleri değerlendirme yapar ve engel oranı yönetmelikteki cetvellere göre hesaplanır. Günümüzde raporlar elektronik imza ile sisteme kaydedildiği için ayrıca ıslak imzalı nüshaya çoğu durumda ihtiyaç duyulmaz.
Heyet Raporu Hangi Hastalıklara Verilir
Uygulamada en sık karşılaşılan soru, heyet raporu hangi hastalıklara verilir sorusudur. Burada önemli bir noktanın altını çizmek gerekir: Sağlık kurulu raporu yalnızca belirli hastalıklara özgü bir belge değildir. Hastalık, kişinin çalışma gücünü, günlük yaşam becerisini, hukuki işlem yapma yeteneğini veya belirli bir mesleğe uygunluğunu etkiliyorsa kurul değerlendirmesi gündeme gelir.
Bununla birlikte uygulamada öne çıkan hastalık grupları şunlardır:
- Onkolojik hastalıklar: Kanser türleri, lösemi ve lenfoma gibi kan hastalıkları, tedavi ve remisyon süreçleri.
- Kalp ve damar hastalıkları: İleri evre kalp yetmezliği, bypass veya stent sonrası kalıcı fonksiyon kaybı, periferik arter hastalıkları.
- Nörolojik hastalıklar: Multiple skleroz (MS), Parkinson, ALS, inme sonrası kalıcı hasar, tedaviye dirençli epilepsi, felç durumları.
- Kas ve iskelet sistemi hastalıkları: Bel ve boyun fıtıkları, ileri derece kireçlenme, omurga eğrilikleri, uzuv kayıpları.
- Ruh sağlığı ve hastalıkları: Şizofreni, bipolar bozukluk, tedaviye dirençli depresyon, demans ve Alzheimer.
- Göz ve kulak hastalıkları: İleri derecede görme kaybı, görme alanı daralması, ileri işitme kayıpları.
- Kronik iç hastalıkları: Diyalize bağlı böbrek yetmezliği, ileri evre siroz, ağır KOAH.
Kurul, tanının adından çok hastalığın kişi üzerindeki fonksiyonel etkisine bakar. Aynı tanıyı almış iki kişiden birine yüksek oranlı bir rapor verilirken diğerine düşük oran verilebilir. Bu nedenle heyet raporu hangi hastalıklara verilir sorusunun doğru cevabı, "hastalığın kişinin yaşamını ve çalışma kapasitesini ne ölçüde etkilediğine göre" şeklindedir.
Heyet Raporu Ne İşe Yarar
Heyet raporu ne işe yarar sorusunun cevabı, raporun hangi amaçla istendiğine göre değişir. Rapor, kişinin sağlık durumunu kamu kurumlarına, mahkemelere ve işverenlere karşı resmi olarak ispat eden en güçlü belgelerden biridir. Başlıca kullanım alanları şunlardır:
- Malulen emeklilik: 5510 sayılı Kanun m. 25 uyarınca çalışma gücünün en az %60'ını kaybettiği tespit edilen sigortalı, diğer şartları (kural olarak 10 yıl sigortalılık ve 1800 gün prim) sağlıyorsa malullük aylığı alabilir. Başkasının sürekli bakımına muhtaç olanlarda sigortalılık süresi şartı aranmaz.
- Engelli emekliliği ve vergi indirimi: Engel oranına göre 5510 sayılı Kanun m. 28 kapsamında daha erken emeklilik ve Gelir Vergisi Kanunu kapsamında engellilik indirimi mümkündür.
- Engelli hakları: %40 ve üzeri engel oranı, EKPSS'ye katılım, engelli kadrosunda istihdam, bazı vergi ve harç muafiyetleri ile sosyal yardımlara kapı açar. ÖTV istisnalı araç alımında ise kural olarak %90 ve üzeri engel oranı veya ortopedik engellilerde özel tertibatlı araç şartı aranır.
- Vesayet ve kısıtlama: TMK m. 409 gereğince akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlama, ancak resmi sağlık kurulu raporuna dayanılarak yapılabilir.
- İş hukuku: İşçinin sağlık nedeniyle iş sözleşmesini feshetmesi veya işverenin sağlık sebebiyle fesih yapması, uygulamada sağlık kurulu raporuyla ispatlanır.
- Mesleki uygunluk: Kamu görevine atama, silah ruhsatı, özel güvenlik ve bazı riskli mesleklerde fiziksel ve ruhsal yeterlilik bu raporla belgelenir.
- Uzun süreli istirahat: Tek hekimin bir defada verebileceği istirahat süresi kural olarak 10 gündür; bu süreyi veya yıllık toplam sınırı aşan istirahat ihtiyaçlarında sağlık kurulu devreye girer.
Görüldüğü gibi heyet raporu ne işe yarar sorusu, yalnızca tıbbi değil aynı zamanda doğrudan hukuki sonuçları olan bir sorudur. Raporun karar kısmında yer alan tek bir cümle, emeklilik hakkını veya kıdem tazminatını belirleyebilir.
Heyet Raporu Kimlere Verilir
Heyet raporu kimlere verilir sorusunun cevabı da raporun amacına bağlıdır. Genel olarak aşağıdaki kişiler sağlık kurulu raporuna başvurur:
- Ağır, süreğen veya ilerleyici bir hastalığı bulunan ve engellilik haklarından yararlanmak isteyen kişiler,
- Malulen emeklilik talebinde bulunan sigortalılar,
- Mevcut işini sağlık nedeniyle sürdüremeyen işçiler ve memurlar,
- Kamu görevine atanacak, askeri veya emniyet teşkilatına girecek adaylar,
- Silah taşıma veya bulundurma ruhsatı almak isteyenler,
- İleri yaş veya bilişsel gerileme nedeniyle ehliyeti tartışılan ve hakkında vesayet süreci yürütülen bireyler,
- Evlat edinme gibi özel hukuki süreçlerde sağlık durumunun belgelenmesi istenen kişiler.
Heyet raporu kimlere verilir sorusu sorulurken çoğu zaman gözden kaçan bir husus vardır: Rapor, kişinin kendi talebiyle alınabildiği gibi bir kurumun veya mahkemenin sevkiyle de alınabilir. Vesayet davalarında mahkeme, ilgili kişiyi doğrudan tam teşekküllü bir hastanenin sağlık kuruluna veya Adli Tıp Kurumuna sevk edebilir.
Tam Teşekküllü Sağlık Raporu Nasıl Alınır
Tam teşekküllü sağlık raporu nasıl alınır sorusunu yanıtlamadan önce "tam teşekküllü hastane" kavramını açıklamak gerekir. Tam teşekküllü hastane, sağlık kurulu oluşturmak için gerekli temel branşların tamamını bünyesinde barındıran ve Sağlık Bakanlığı tarafından rapor düzenlemeye yetkilendirilen hastanedir. Devlet hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri, şehir hastaneleri ve üniversite hastaneleri bu kapsamdadır; bazı özel hastaneler de belirli rapor türleri için yetkilidir.
Önemli bir uyarı: Engellilik ve malullük raporlarında her hastane yetkili değildir. SGK'ya sunulacak raporlarda Kurumun yetkilendirdiği sağlık hizmeti sunucularından alınan raporlar esas alınır. Başvurudan önce hastanenin ilgili rapor türü için yetkili olup olmadığı mutlaka teyit edilmelidir.
Heyet Raporu İçin Ne Gerekli
Heyet raporu için ne gerekli sorusuna verilecek standart cevap şu belgelerdir:
- Kimlik kartı veya geçerli pasaport,
- Hastanenin talebine göre son 6 ay içinde çekilmiş vesikalık fotoğraf (çoğu hastane artık sistem üzerinden fotoğraf almaktadır),
- Rapor bir kurum için isteniyorsa ilgili kurumun sevk yazısı veya resmi talep yazısı,
- Hastalık geçmişini gösteren epikriz, ameliyat notları, patoloji ve görüntüleme raporları,
- Kullanılan ilaçların listesi ve varsa önceki sağlık kurulu raporları,
- Vesayet süreçlerinde mahkemenin müzekkeresi,
- Ücrete tabi rapor türlerinde (örneğin silah ruhsatı veya kişisel talebe dayalı bazı raporlar) hastane veznesine yatırılan ücret makbuzu.
Heyet raporu için ne gerekli sorusunda en çok ihmal edilen belge, geçmiş tedavi kayıtlarıdır. Kurul, anlık muayeneyle sınırlı kalmaz; hastalığın süreğenliğini ve tedaviye yanıtını da değerlendirir. Yıllara yayılan düzenli tedavi kayıtları, raporun içeriğini doğrudan güçlendirir.
Başvurudan Rapora Adım Adım Süreç
Tam teşekküllü sağlık raporu nasıl alınır sorusunun uygulamadaki karşılığı şu aşamalardan oluşur:
- Başvuru: Hastanenin sağlık kurulu birimine veya randevu sistemi üzerinden başvuru yapılır, dosya açılır ve muayene takip formu verilir.
- Branş muayeneleri: Kişi, formda belirtilen branş hekimlerine sırasıyla muayene olur. Gerekirse ek konsültasyon istenir.
- Tetkikler: Kan tahlilleri, akciğer grafisi, EKG, işitme ve görme testleri, MR, EMG veya Doppler ultrason gibi incelemeler yapılır.
- Kurul toplantısı: Muayeneler tamamlanınca dosya kurula sunulur. Kurul belirli günlerde toplanır ve kararını verir.
- Raporun düzenlenmesi: Rapor elektronik sisteme kaydedilir ve kişi e-Nabız veya e-Devlet üzerinden raporunu görüntüleyebilir. Süre hastanenin yoğunluğuna göre birkaç gün ile birkaç hafta arasında değişebilir.
Rapora İtiraz Yolları
Rapor sonucuna katılmayan kişinin itiraz hakkı bulunur. Engellilik raporlarında itiraz, ilgili yönetmelik çerçevesinde İl Sağlık Müdürlüğüne yapılır ve kişi başka bir hastanenin sağlık kuruluna (hakem hastane) yönlendirilir. SGK'nın malullük kararlarına karşı ise Kurum içi itiraz ve ardından iş mahkemesinde dava yolu açıktır; mahkeme gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan görüş alır.
Hak kaybı yaşamamak için itiraz sürelerinin kaçırılmaması ve itirazın tıbbi belgelerle desteklenmesi büyük önem taşır. Süreçle ilgili sorularınız için iletişim sayfamıza göz atabilirsiniz.
Psikiyatri Heyet Raporu
Psikiyatri heyet raporu, kişinin ruhsal durumunu, bilişsel işlevlerini, gerçeği değerlendirme yeteneğini ve belirli bir işe veya hukuki işleme uygunluğunu tespit etmek amacıyla düzenlenen sağlık kurulu raporudur. Psikiyatri heyet raporu, özellikle aşağıdaki durumlarda istenir:
- Vesayet ve kısıtlama davaları (TMK m. 405 ve m. 409),
- Vasiyetname, tapu devri veya bağış gibi işlemlerde ayırt etme gücünün (TMK m. 13) belgelenmesi,
- Silah ruhsatı, özel güvenlik ve emniyet teşkilatına giriş,
- Kamu görevine atama ve askerlik süreçleri,
- Ruhsal hastalık nedeniyle malullük veya engellilik başvuruları,
- Ceza yargılamasında kusur yeteneğinin tartışıldığı hallerde (TCK m. 32) mahkemenin görüş istemesi.
Psikiyatri heyet raporu hazırlanırken kurul, klinik görüşmenin yanında çeşitli psikometrik testlerden yararlanabilir. Bilişsel işlevler için Standardize Mini Mental Test (SMMT), kişilik değerlendirmesi için MMPI, duygudurum için Beck Depresyon ve Beck Anksiyete ölçekleri sık kullanılan araçlardır. Zeka düzeyinin önem taşıdığı durumlarda WAIS gibi ölçekler uygulanır.
Hukuki açıdan en kritik nokta, raporun karar kısmındaki ifadelerdir. Vesayet davasında "kişinin akıl hastalığı nedeniyle işlerini göremeyeceği" veya vasiyetname iptal davasında "işlem tarihinde ayırt etme gücüne sahip olmadığı" yönündeki tespitler, davanın seyrini doğrudan etkiler. Bu nedenle psikiyatri heyet raporu talep edilirken raporun hangi amaçla istendiği kurula açıkça bildirilmelidir.
Psikiyatri Heyet Raporu Örneği
Aşağıdaki psikiyatri heyet raporu örneği, raporların genel yapısını göstermek amacıyla hazırlanmış kurgusal bir örnektir. Her hastanenin formatı farklılık gösterebilir; bu psikiyatri heyet raporu örneği hiçbir gerçek kişiye ait değildir.
T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI
[Hastane Adı] Sağlık Kurulu RaporuRapor Tarihi: [Gün/Ay/2026] – Rapor No: [Kurum Numarası]
Başvuru Nedeni: Vesayet davası kapsamında mahkeme müzekkeresiKimlik Bilgileri: Adı Soyadı [Gizli] – T.C. Kimlik No [Gizli] – Doğum Yılı 1949
Muayene Bulguları: Bilinç açık, zaman ve mekan yönelimi bozuk. Yakın bellekte belirgin kayıp mevcut. Öz bakımını başkasının yardımı olmadan sürdüremiyor. SMMT skoru 14/30.
Tanı: F00 – Alzheimer hastalığında demans
Karar: Kişinin mevcut hastalığı nedeniyle kendi işlerini göremeyeceği, sürekli bakım ve korunmaya muhtaç olduğu, TMK m. 405 kapsamında kısıtlanmasının tıbben uygun olacağı ve hastalığın kalıcı nitelikte olduğu oy birliğiyle karar verilmiştir.
Kurul Üyeleri: [Psikiyatri Hekimi] – [Nöroloji Hekimi] – [İç Hastalıkları Hekimi] – [Kurul Başkanı]
Bu psikiyatri heyet raporu örneği incelendiğinde üç unsurun öne çıktığı görülür: somut muayene bulguları, uluslararası tanı kodu ve hukuki soruyu doğrudan karşılayan karar cümlesi. Mahkemeler, karar kısmı belirsiz ya da hukuki soruya yanıt vermeyen raporları çoğu zaman yeterli görmez ve yeni bir inceleme ister. Psikiyatri heyet raporu örneği arayan kişilerin, kendi dosyalarında raporun özellikle bu karar bölümünü dikkatle incelemesi gerekir.
Ayakta Çalışamaz Raporu Hangi Hastalıklara Verilir
İş hukukunda en sık karşılaştığımız sağlık raporlarından biri "uzun süre ayakta çalışamaz" ibareli rapordur. Ayakta çalışamaz raporu hangi hastalıklara verilir sorusunun cevabı, kişinin uzun süre ayakta kalmasının hastalığını ağırlaştıracağı tıbbi durumlarla ilgilidir. Başlıcaları şunlardır:
- İleri evre varis ve toplardamar yetmezliği: Bacaklarda ödem, cilt değişiklikleri, yara oluşumu veya derin ven trombozu geçmişi bulunan durumlar.
- Bel ve boyun fıtıkları: Özellikle bacaklara yayılan ağrı, uyuşma veya güç kaybıyla seyreden ve ameliyat gerektiren ya da ameliyat sonrası kalıcı şikayet bırakan fıtıklar.
- Diz ve kalça eklem hastalıkları: İleri derece kireçlenme, kalça ekleminde kemik ölümü (avasküler nekroz), protez ameliyatı sonrası durumlar.
- Ayak hastalıkları: Tedaviye dirençli topuk dikeni, ileri düz taban, aşil tendon sorunları.
- Kalp ve damar hastalıkları: Ayakta kalmakla ödem ve nefes darlığı oluşturan kalp yetmezliği, bacak atardamarlarında darlık.
- Romatizmal hastalıklar: Ankilozan spondilit ve romatoid artrit gibi eklemleri etkileyen iltihaplı hastalıklar.
Ayakta çalışamaz raporu hangi hastalıklara verilir sorusunda da belirleyici olan tanının kendisi değil, hastalığın ağırlığıdır. Hafif bir bel ağrısı bu raporu gerektirmezken, sinir basısı yapan ve MR ile doğrulanmış bir bel fıtığı kurulun bu yönde karar vermesine yol açabilir.
Uzun Süre Ayakta Çalışamaz Raporu Şartları
Uzun süre ayakta çalışamaz raporu şartları hem tıbbi hem de hukuki açıdan değerlendirilmelidir. Raporun iş hukukunda işe yaraması için aşağıdaki şartların karşılanması gerekir:
- Sağlık kurulu raporu olmalıdır: Tek hekim raporu, fesih gibi ağır sonuç doğuran işlemlerde kural olarak yeterli görülmez. Ortopedi, fiziksel tıp ve rehabilitasyon, beyin cerrahisi veya kalp damar cerrahisi gibi ilgili branşların yer aldığı bir kurul kararı aranır.
- Objektif tetkiklere dayanmalıdır: Tanı; MR, EMG, Doppler ultrason veya röntgen gibi tetkiklerle desteklenmelidir.
- Karar kısmı açık olmalıdır: Raporda "uzun süre ayakta kalmayı gerektiren işlerde çalışamaz" veya "ağır fiziksel işlerde çalışması uygun değildir" gibi net bir ibare bulunmalıdır.
- Yapılan iş ile bağlantı kurulmalıdır: Hastalığın, işçinin fiilen yaptığı işin niteliği nedeniyle kötüleşeceği anlaşılmalıdır. Örneğin masa başında çalışan bir işçi için bu rapor fesih gerekçesi oluşturmaz.
- Süre belirtilmelidir: Raporun kalıcı mı yoksa belirli bir süre için mi verildiği açıkça yazılmalıdır.
Uzun süre ayakta çalışamaz raporu şartları arasında en çok göz ardı edilen unsur, son maddede belirtilen iş ile bağlantıdır. Uygulamada uzun süre ayakta çalışamaz raporu şartları tam olarak sağlanmadığında, işveren feshin haksız olduğunu ileri sürebilir ve işçi tazminat talebinde güçlükle karşılaşabilir.
Ayakta Çalışamaz Raporu ile Tazminat Hakkı
Ayakta çalışamaz raporu ile tazminat talebi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun m. 24/I-a hükmüne dayanır. Bu hükme göre iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması, işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa işçi, sözleşmeyi bildirim süresini beklemeden derhal feshedebilir.
Bu şekilde yapılan fesih haklı fesih niteliğindedir ve 1475 sayılı Kanun'un yürürlükteki m. 14 hükmü gereğince işçi, en az 1 yıl kıdeminin bulunması şartıyla kıdem tazminatına hak kazanır. Haklı fesih söz konusu olduğundan işçi ihbar tazminatı talep edemez; ancak işverene ihbar süresi tanıma yükümlülüğü de yoktur.
Ayakta çalışamaz raporu ile tazminat hakkının doğabilmesi için Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında öne çıkan hususlar şunlardır:
- İşçinin hastalığının mutlaka işyerinden kaynaklanması gerekmez; önemli olan yapılan işin bu hastalık için tehlikeli olmasıdır.
- İşçi, raporu işverene sunarak sağlık durumuna uygun bir işe verilmeyi talep etmelidir. Bu, işverenin TBK m. 417 ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki işçiyi gözetme borcunun bir gereğidir.
- İşveren uygun bir iş verebiliyorsa ve işçi bunu reddediyorsa feshin haklılığı tartışmalı hale gelebilir.
- İşveren uygun iş vermezse veya talebi cevapsız bırakırsa işçinin feshi haklı sayılır.
- Sağlık nedeniyle yapılan feshe, İş Kanunu m. 26'da düzenlenen 6 iş günlük hak düşürücü süre uygulanmaz; bu süre ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık hallerine özgüdür.
Ayakta çalışamaz raporu ile tazminat talebinde fesih bildiriminin yazılı yapılması ve fesih gerekçesinin açıkça belirtilmesi önemlidir. Uygulamada noter aracılığıyla ihtarname gönderilmesi ispat kolaylığı sağlar. Ayrıca kıdem tazminatı davası açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması gerekir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3). Kıdem tazminatı için zamanaşımı süresi 5 yıldır.
Bir diğer önemli sonuç da işsizlik ödeneğidir. 4447 sayılı Kanun m. 51 uyarınca İş Kanunu m. 24 kapsamında sözleşmesini haklı nedenle fesheden işçi, prim şartlarını da taşıyorsa işsizlik ödeneğinden yararlanabilir.
Örnek Olay ile Sürecin İşleyişi
Anonim bir örnek üzerinden açıklayalım. Bir zincir markette altı yıldır kasiyer olarak çalışan A. Hanım, uzun süre ayakta durması nedeniyle bacaklarında ileri derecede varis ve ödem gelişmesi üzerine devlet hastanesine başvurur. Kalp ve damar cerrahisi ile fiziksel tıp branşlarının yer aldığı sağlık kurulu, Doppler ultrason bulgularına dayanarak "uzun süre ayakta kalmayı gerektiren işlerde çalışamaz" kararı verir.
A. Hanım raporu insan kaynakları birimine yazılı olarak iletir ve oturarak çalışabileceği bir göreve verilmeyi talep eder. İşveren iki hafta boyunca herhangi bir cevap vermez. Bunun üzerine A. Hanım, noter aracılığıyla gönderdiği ihtarnameyle sözleşmesini İş Kanunu m. 24/I-a uyarınca feshettiğini bildirir.
İşveren ödeme yapmayınca A. Hanım arabulucuya başvurur. Arabuluculuk görüşmesinde, raporun sağlık kurulu tarafından verildiği, objektif tetkiklere dayandığı ve işverene uygun iş talebiyle birlikte sunulduğu ortaya konulur. Bu tablo karşısında taraflar kıdem tazminatının ödenmesi konusunda anlaşmaya varır. Bu örnek, ayakta çalışamaz raporu ile tazminat sürecinde doğru adımların sırasıyla atılmasının önemini göstermektedir.
İşverenin Sağlık Sebebiyle Fesih Hakkı
Sağlık nedeniyle fesih yalnızca işçiye tanınmış bir hak değildir. İş Kanunu m. 25/I hükmü, işverene de belirli sağlık sebepleriyle haklı fesih imkanı tanır:
- İşçinin kendi kastından veya düzensiz yaşayışından doğan hastalık nedeniyle arka arkaya üç iş günü veya bir ayda beş iş günü işe gelmemesi,
- İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun sağlık kurulunca saptanması,
- İşçinin hastalık veya kaza nedeniyle işe gelememesinin, bildirim sürelerini altı hafta aşması (m. 25/I-b).
Bu hallerde işveren sözleşmeyi bildirim süresi vermeden feshedebilir; ancak işçiye kıdem tazminatı ödemekle yükümlüdür. Çünkü kıdem tazminatını ortadan kaldıran haller yalnızca m. 25/II'de düzenlenen ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık durumlarıdır. Ayakta çalışamaz raporu ile tazminat konusundaki uyuşmazlıklarda bu ayrımın doğru yapılması, alacağın kapsamını doğrudan etkiler.
Heyet Raporu Sürecinde Hak Kaybı Yaşamamak İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler
Hukuki süreçlerde sağlık raporunun değeri, içeriği kadar alınış biçimine de bağlıdır. Uygulamada sık karşılaştığımız hatalardan kaçınmak için şu hususlara özen gösterilmelidir:
- Raporun hangi amaçla istendiği başvuru sırasında kurula açıkça bildirilmelidir.
- Başvurulan hastanenin ilgili rapor türü için yetkili olup olmadığı önceden kontrol edilmelidir.
- Geçmiş tedavi kayıtları eksiksiz biçimde dosyaya eklenmelidir.
- Raporun karar kısmındaki ibare, amaçlanan hukuki sonucu karşılayacak açıklıkta olmalıdır.
- İş hukukunda fesihten önce rapor işverene yazılı olarak sunulmalı ve uygun iş talep edilmelidir.
- İtiraz ve dava süreleri dikkatle takip edilmelidir.
Heyet raporu nedir ve heyet raporu hangi hastalıklara verilir sorularının ötesinde, raporun hukuki sürece nasıl yansıtılacağı çoğu zaman sonucu belirleyen asıl meseledir. Hukuki süreçlerde hak kaybı yaşamamak adına profesyonel destek almak önemlidir; sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Heyet raporu hangi hastalıklara verilir?
Heyet Raporu Nedir ?
Sağlık kurulu raporu nedir ?
Tam teşekküllü sağlık raporu nasıl alınır?
Heyet raporu kimlere verilir?
Yazar: Av. Burhan Kaan Bay
Hukuki haklarınızı korumak için zaman kaybetmeden uzman bir görüş alın. Şişli Mecidiyeköy’ün merkezinde, Mecidiyeköy Metro ve Metrobüs duraklarına sadece 10 Dakikalık yürüme mesafesinde olan büromuzda, İş Hukuku alanında profesyonel danışmanlık sağlıyoruz. Şişli Mecidiyeköy İş Hukuku avukatı arayışınızda, Randevu ve detaylı bilgi için iletişim sayfamızı ziyaret edebilir veya hemen bizi arayabilirsiniz.
