Sulh Hukuk Mahkemesi Nedir ? Sulh Hukuk Mahkemesi Hangi Davalara Bakar ?

 Sulh Hukuk Mahkemesi Nedir?  Sulh Hukuk Mahkemesi Hangi Davalara Bakar ?
Sulh Hukuk Mahkemesi Nedir? Sulh Hukuk Mahkemesi Hangi Davalara Bakar ?
İçindekiler

Kiracınızı tahliye etmek istiyorsunuz ama hangi mahkemeye başvuracağınızı bilmiyorsunuz. Vefat eden yakınınızdan kalan miras için veraset ilamı çıkarmanız gerekiyor ancak sürecin nereden başladığı belirsiz. Apartman yönetimiyle yaşadığınız anlaşmazlık çözümsüz kalıyor ve hukuki yolların kapısını aralamak istiyorsunuz. Bu senaryoların tamamında karşınıza çıkan ortak adres sulh hukuk mahkemesidir. Günlük hayatın en sık karşılaşılan hukuki uyuşmazlıklarını çözüme kavuşturan bu mahkemeler, Türk yargı sisteminin temel yapı taşlarından birini oluşturmaktadır.

Bu makalede, 2026 yılı güncel mevzuatı çerçevesinde sulh hukuk mahkemesi nedir sorusundan başlayarak sulh hukuk mahkemesi hangi davalara bakar sorusuna kadar tüm merak edilenleri ele alacağız. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve 5235 sayılı Kanun başta olmak üzere yürürlükteki düzenlemelere dayanan bilgiler sunarak okuyucuya kapsamlı bir yol haritası çizeceğiz. Hukuki süreçlerde hak kaybı yaşamamak adına profesyonel destek almak büyük önem taşımaktadır.

Sulh Hukuk Mahkemesi Ne Demek

Sulh hukuk mahkemesi ne demek sorusu, hukuki süreçlerin başlangıç noktasını anlamak açısından kritik bir öneme sahiptir. Kelime anlamıyla "sulh" barış ve uzlaşma demektir. Tarihsel kökenine bakıldığında bu mahkemeler, vatandaşlar arasındaki uyuşmazlıkları daha hızlı ve basit bir usul çerçevesinde çözüme kavuşturmak amacıyla kurulmuştur. Bugün de aynı felsefe devam etmekte ve basit yargılama usulü uygulanmaktadır.

5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun uyarınca sulh hukuk mahkemesi, asliye hukuk mahkemesiyle birlikte "genel mahkemeler" kategorisinde yer alır. Ancak görev alanı, asliye hukuk mahkemesinden farklı olarak kanun tarafından tahdidi biçimde yani sınırlı sayıda belirlenmiştir. Sulh hukuk mahkemesi ne demek sorusunun en kısa cevabı şudur: Kanunun açıkça yetkilendirdiği belirli hukuki uyuşmazlıklara bakan, tek hâkimli ilk derece mahkemesidir.

Her adliyede en az bir sulh hukuk mahkemesi bulunmaktadır. İş yoğunluğuna göre aynı adliyede birden fazla daire kurulabilir. Örneğin İstanbul gibi büyük şehirlerde onlarca sulh hukuk mahkemesi dairesi faaliyet göstermektedir. Sulh hukuk mahkemesi ne demek meselesini tam olarak kavrayabilmek için bu mahkemenin görev alanını detaylı incelemek gerekmektedir.

Bu mahkemelerin kuruluşu, iş yoğunluğu ve coğrafi koşullar gözetilerek Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) görüşüyle Adalet Bakanlığı tarafından gerçekleştirilir. 2026 yılı itibarıyla Türkiye genelinde sulh hukuk mahkemesi dairelerinin sayısı, artan kira uyuşmazlıkları ve miras davaları nedeniyle belirgin şekilde artmıştır. Sulh hukuk mahkemesi ne demek sorusunu yanıtlarken bu kurumsal yapının bilinmesi, uygulamada doğru mahkemeye başvurulması bakımından belirleyici rol oynamaktadır.

Sulh Hukuk Mahkemesi Görevleri

Sulh hukuk mahkemesi görevleri, HMK Madde 4 ile açık ve sınırlı biçimde düzenlenmiştir. Bu düzenleme "tahdidi" niteliktedir; yani kanunda sayılmayan bir dava türü sulh hukuk mahkemesinde görülemez. Sulh hukuk mahkemesi görevleri arasında yer alan dava türlerini ana kategoriler halinde ele almak, konunun anlaşılmasını kolaylaştıracaktır.

Kira İlişkisinden Doğan Uyuşmazlıklar

Sulh hukuk mahkemesi görevleri denildiğinde akla ilk gelen alan kira uyuşmazlıklarıdır. HMK md. 4/1-a hükmüne göre kira sözleşmesinden doğan tüm davalar, dava konusunun değerine bakılmaksızın bu mahkemelerde görülür. Kira tespiti, kira uyarlaması, kira alacağı ve tahliye davaları bu kapsamdadır.

2026 yılında kira uyuşmazlıklarında dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması şarttır. 7445 sayılı Kanun ile getirilen bu düzenleme, sulh hukuk mahkemesi görevleri arasındaki kira davalarının dava şartlarını doğrudan etkilemektedir. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamazsa tutanakla birlikte dava açılabilir.

Ortaklığın Giderilmesi Davaları

Paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır ve taşınmaz mallarda ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davaları, sulh hukuk mahkemesi görevleri kapsamında yer almaktadır. Bu davalar genellikle miras kalan taşınmazların paydaşlar arasında paylaştırılamaması halinde gündeme gelir.

Zilyetliğin Korunmasına İlişkin Davalar

Taşınır ve taşınmaz mallarda zilyetliğe yapılan tecavüzlerin önlenmesi veya giderilmesi talepleri de sulh hukuk mahkemesi görevleri arasındadır. Zilyetlik davaları, mülkiyet hakkından bağımsız olarak fiili hakimiyetin korunmasını amaçlar ve bu yönüyle oldukça pratik bir koruma mekanizması sunar.

Kat Mülkiyeti Kanunundan Doğan Uyuşmazlıklar

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü uyuşmazlık sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır. Apartman aidat borçları, ortak alan kullanımına ilişkin anlaşmazlıklar, yönetim planı değişikliği talepleri ve kat maliklerinin birbirine karşı açtığı davalar bu kategoride değerlendirilebilir. 2026 yılı itibarıyla kat mülkiyetinden doğan davalarda da zorunlu arabuluculuk dava şartı olarak uygulanmaktadır.

Vesayet, Kayyımlık ve Kısıtlılık İşlemleri

Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre vasi tayini, kayyım atanması, kısıtlama kararı verilmesi ve vesayet altındaki kişilerin denetlenmesi gibi işlemler sulh hukuk mahkemesi görevleri arasında önemli bir yer tutmaktadır. Bu işlemler çekişmesiz yargı kapsamında yürütülür ve genellikle bir karşı taraf bulunmaz.

Miras Hukukuna İlişkin İşlemler

Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) verilmesi, mirasın reddi, tereke tespiti ve tereke yönetimi gibi miras hukukuna dair çekişmesiz yargı işleri de bu mahkemelerin görev alanına girer. Ancak miras paylaşımına ilişkin çekişmeli davalar (miras taksim davası gibi) asliye hukuk mahkemesinin görev alanındadır. Sulh hukuk mahkemesi görevleri konusunda bu ayrımın doğru yapılması büyük önem taşır.

Çekişmesiz Yargı İşleri

HMK md. 383 ve devamı maddeler uyarınca, kanunların sulh hukuk mahkemesini görevlendirdiği tüm çekişmesiz yargı işleri bu mahkemelerde karara bağlanır. Gaiplik kararı verilmesi, ad ve soyad değişikliği, yaş düzeltme gibi pek çok çekişmesiz yargı işi bu kapsamda sayılabilir.

Konuyla ilgili sorularınız için web sitemizin iletişim bölümünden bize ulaşabilirsiniz.

Sulh Hukuk Mahkemesinin Baktığı Davalar

Sulh hukuk mahkemesinin baktığı davalar konusunu daha somut hale getirmek için pratik bir sınıflandırma yapmak yararlı olacaktır. Yukarıda sulh hukuk mahkemesi görevleri başlığı altında ana kategorileri inceledik. Şimdi ise sulh hukuk mahkemesinin baktığı davalar listesini güncel uygulamayı da yansıtacak biçimde detaylandıralım.

Sulh hukuk mahkemesinin baktığı davalar şu şekilde özetlenebilir:

Bu listeye dikkatli bakıldığında, sulh hukuk mahkemesinin baktığı davalar arasında hem çekişmeli hem de çekişmesiz yargı işlerinin bulunduğu görülecektir. Çekişmeli yargıda karşı taraf mevcutken çekişmesiz yargıda genellikle tek taraflı bir talep söz konusudur. Her iki durumda da sulh hukuk mahkemesinin baktığı davalar kapsamında başvuru prosedürü belirli kurallara tabidir.

Örnek Olay

Ahmet Bey, İstanbul'da babasından miras kalan bir dairede kardeşleriyle birlikte paydaştır. Kardeşlerden biri taşınmazda oturmakta, diğerleri ise paylarını nakde çevirmek istemektedir. Anlaşma sağlanamayınca Ahmet Bey, sulh hukuk mahkemesine ortaklığın giderilmesi davası açmıştır. Mahkeme, taşınmazın aynen taksiminin mümkün olmadığına kanaat getirerek satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar vermiştir. Bu örnek, sulh hukuk mahkemesinin baktığı davalar arasında en yaygın karşılaşılan izale-i şüyu davasının tipik bir görünümüdür.

Sulh hukuk mahkemesinin baktığı davalar konusunda doğru mahkemeyi tespit etmek, usul hukuku açısından kritik öneme sahiptir. Görevsiz mahkemede açılan dava, görevsizlik kararıyla sonuçlanır ve bu durum zaman kaybına yol açar. Hukuki süreçlerde doğru yönlendirme almak için profesyonel destek almanız önerilir.

Asliye ve Sulh Mahkemeleri Arasındaki Fark

Asliye ve sulh mahkemeleri arasındaki fark, dava açmayı planlayan herkesin öncelikle kavraması gereken temel bir konudur. Her iki mahkeme de "genel mahkeme" statüsünde olmakla birlikte görev alanları, yargılama usulleri ve kanun yolu bakımından önemli ayrımlar içermektedir.

Görev Belirleme Mantığı Bakımından Fark

Asliye ve sulh mahkemeleri arasındaki farkın en belirgin yansıması görev belirleme mantığında ortaya çıkar. Asliye hukuk mahkemesi "asıl görevli" mahkemedir. Bir uyuşmazlığın hangi mahkemede çözüleceği kanunda açıkça belirtilmemişse görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Sulh hukuk mahkemesi ise yalnızca kanunun sınırlı sayıda belirlediği davalara bakabilir. Bu nedenle sulh hukuk mahkemesinin görevi "istisnai" niteliktedir.

Yargılama Usulü Bakımından Fark

Asliye ve sulh mahkemeleri arasındaki fark, uygulanan yargılama usülünde de kendini gösterir. Sulh hukuk mahkemesinde basit yargılama usulü uygulanırken asliye hukuk mahkemesinde kural olarak yazılı yargılama usulü geçerlidir. Basit yargılama usulünde taraflar dilekçelerini daha kısa sürede sunar ve yargılama aşamaları nispeten hızlı ilerler. 2026 yılı başı itibarıyla basit yargılama usulündeki süreler sıkılaştırılarak yargılamanın daha da hızlanması hedeflenmiştir.

Parasal Sınırlar ve Kanun Yolu Bakımından Fark

Asliye ve sulh mahkemeleri arasındaki fark, kanun yoluna başvuru sınırlarında da belirgindir. 2026 yılı yeniden değerleme oranlarına göre güncel parasal sınırlar şu şekildedir:

Bu tablo, asliye ve sulh mahkemeleri arasındaki farkın pratik sonuçlarını net biçimde ortaya koymaktadır. Sulh hukuk mahkemesinde verilen kararlara karşı temyiz yolunun büyük ölçüde kapalı olması, istinaf aşamasını son derece önemli kılmaktadır.

Dava Değeri Bakımından Fark

Eski mevzuatta sulh hukuk mahkemesinin görevi belirli bir parasal sınıra bağlıyken günümüzde bu mahkemenin görevleri değere bakılmaksızın konuya göre belirlenmektedir. Asliye ve sulh mahkemeleri arasındaki fark bu açıdan da vurgulanmalıdır. Örneğin bir kira alacağı davası ister 10.000 TL ister 10.000.000 TL olsun, dava konusu kira ilişkisi olduğu için sulh hukuk mahkemesinde görülecektir.

Asliye ve sulh mahkemeleri arasındaki farkı doğru anlayamamak, davanın yanlış mahkemede açılmasına ve görevsizlik kararıyla karşılaşılmasına neden olabilir. Bu riski bertaraf etmek için hukuki danışmanlık almak yerinde olacaktır.

Sulh Hukuk Mahkemesine Nasıl Başvurulur

Sulh hukuk mahkemesine nasıl başvurulur sorusu, hukuki sürecin fiili olarak başlatılması aşamasında en çok merak edilen konulardan biridir. Başvuru süreci, dava dilekçesinin hazırlanmasından harç ve gider avansının yatırılmasına kadar birden fazla adımdan oluşmaktadır.

Dava Dilekçesinin Hazırlanması

Sulh hukuk mahkemesine nasıl başvurulur sorusunun ilk cevabı, usulüne uygun bir dava dilekçesi hazırlamaktır. HMK md. 119 uyarınca dava dilekçesinde bulunması gereken unsurlar şunlardır:

UYAP Üzerinden Elektronik Başvuru

Sulh hukuk mahkemesine nasıl başvurulur sorusunun güncel cevaplarından biri de elektronik başvuru imkânıdır. UYAP Vatandaş Portalı üzerinden e-imza veya mobil imza ile dava dilekçesi sisteme yüklenebilir. Bu yöntem özellikle avukatlar tarafından yaygın biçimde kullanılmaktadır. Vatandaşlar da e-Devlet üzerinden UYAP'a erişerek başvuru yapabilirler.

Fiziki Başvuru

UYAP kullanmayan vatandaşlar, ilgili adliyenin Tevzi Bürosu'na bizzat giderek dava dilekçesini sunabilirler. Tevzi bürosu, dilekçeyi sistem üzerinden uygun mahkeme dairesine otomatik olarak yönlendirir. Sulh hukuk mahkemesine nasıl başvurulur konusunda fiziki başvurunun da hâlâ geçerli ve yaygın bir yol olduğu unutulmamalıdır.

Harçlar ve Masraflar

Sulh hukuk mahkemesine nasıl başvurulur sorusunun ayrılmaz bir parçası da mali yükümlülüklerdir. 2026 yılı güncel harç ve gider avansı tutarları şu şekildedir:

Bu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenmektedir. Sulh hukuk mahkemesine nasıl başvurulur sürecinde harç yatırmadan davanın kayda alınması mümkün değildir.

Zorunlu Arabuluculuk Şartı

2026 yılı itibarıyla sulh hukuk mahkemesine nasıl başvurulur sorusunu yanıtlarken zorunlu arabuluculuk şartından mutlaka söz etmek gerekir. Kira uyuşmazlıkları, kat mülkiyetinden doğan davalar ve komşuluk hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanmış olması dava şartıdır. Arabuluculuk son tutanağı olmadan açılan dava, usulden reddedilecektir.

Sulh hukuk mahkemesine nasıl başvurulur konusunda en sık yapılan hata, arabuluculuk şartını atlamaktır. Bu durum hem zaman hem de para kaybına yol açmaktadır. Detaylı bilgi ve süreç takibi için web sitemizin iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.

Sulh Hukuk Mahkemesinde Yargılama Süreci

Sulh hukuk mahkemesinde yargılama, basit yargılama usulüne tabidir. Bu usulde taraflar birer dilekçe sunar: dava dilekçesi ve cevap dilekçesi. Yazılı yargılama usulünden farklı olarak cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilmez. Bu durum yargılamayı önemli ölçüde hızlandırır.

Basit Yargılama Usulünün Temel Özellikleri

Sulh hukuk mahkemesinde basit yargılama usulünün uygulanması, vatandaşların uyuşmazlıklarına daha kısa sürede çözüm bulmalarını sağlamaktadır. Sulh hukuk mahkemesi, bu yönüyle yargı sisteminde hız ve pratiklik odaklı bir işlev üstlenmektedir.

Duruşma Aşaması

Hâkim, dilekçelerin tamamlanmasının ardından ön inceleme duruşması günü belirler. Bu duruşmada dava şartları ve ilk itirazlar incelenir, uyuşmazlık konusu tespit edilir ve taraflar sulhe davet edilir. Sulh sağlanamazsa tahkikat aşamasına geçilir. Deliller toplanır, tanıklar dinlenir ve gerekirse bilirkişi raporu alınır. Tahkikatın tamamlanmasıyla hâkim sözlü yargılama aşamasında taraflara son sözlerini sorar ve kararını açıklar.

Sulh Hukuk Mahkemesinde Yetki Kuralları

Sulh hukuk mahkemesine başvururken hangi yer mahkemesinin yetkili olduğunu bilmek de büyük önem taşır. Genel yetki kuralına göre davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Ancak bazı dava türlerinde özel yetki kuralları uygulanır:

Yetki kurallarına uyulmaması halinde davalının yetki itirazında bulunma hakkı doğar. Kesin yetki hallerinde ise mahkeme bunu resen dikkate alır. Sulh hukuk mahkemesinin görev ve yetki kurallarının doğru belirlenmesi, davanın sağlıklı yürütülmesi için vazgeçilmez bir adımdır.

Sulh Hukuk Mahkemesi Kararlarına Karşı Kanun Yolları

Sulh hukuk mahkemesinde verilen kararlara karşı başvurulabilecek kanun yolları, kararın niteliğine ve dava değerine göre farklılık gösterir. 2026 yılı parasal sınırları çerçevesinde değerlendirildiğinde:

Bu durum, sulh hukuk mahkemesinde verilen kararların doğrudan uygulanma ihtimalini artırmaktadır. İstinaf aşamasının etkin kullanılması bu nedenle hayati önemdedir.

2026 Yılı Güncel Değişikliklerin Sulh Hukuk Mahkemelerine Etkisi

2026 yılı itibarıyla sulh hukuk mahkemelerini doğrudan etkileyen birkaç önemli gelişme bulunmaktadır. Bu değişikliklerin bilinmesi, güncel hukuki süreçlerin doğru yönetilmesi bakımından gereklidir.

Basit yargılama usulünde süre sıkılaştırması: Dilekçe aşamasındaki süreler kısaltılarak yargılamanın daha hızlı sonuçlanması hedeflenmiştir. Bu düzenleme, sulh hukuk mahkemesinin baktığı davalar açısından vatandaş lehine bir gelişmedir.

Arabuluculuk tutanağı icra edilebilirlik şerhi: 7445 sayılı Kanun sonrası genişleyen zorunlu arabuluculuk kapsamında, arabuluculuk tutanağına icra edilebilirlik şerhi verilmesi artık hâkim onayıyla "ivedi iş" statüsünde gerçekleştirilmektedir. Bu değişiklik, sulh hukuk mahkemesi görevleri arasına fiilen yeni bir iş kalemi eklemiştir.

Parasal sınırların güncellenmesi: Yeniden değerleme oranlarına bağlı olarak istinaf ve temyiz sınırları artmış, bu durum sulh hukuk mahkemesi kararlarının büyük çoğunluğunun istinaf aşamasında kesinleşmesi sonucunu doğurmuştur.

Sulh hukuk mahkemesi, Türk yargı sisteminin en yoğun çalışan mahkemelerinden biridir. Kira uyuşmazlıklarının artması, kentsel dönüşüm süreçleri ve miras davalarındaki artış bu mahkemelerin önemini her geçen yıl daha da artırmaktadır. Doğru mahkemede, doğru usulde ve güncel mevzuata uygun biçimde dava açmak hem zaman hem de maliyet açısından büyük avantaj sağlayacaktır.

Hukuki haklarınız konusunda bilgi almak ve süreçlerinizi sağlıklı yürütmek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Sulh Mahkemesi Nedir

Sulh mahkemesi, Türk yargı teşkilatı içerisinde yer alan ve günlük hayatta en sık karşılaşılan hukuki uyuşmazlıkları çözüme kavuşturan ilk derece mahkemesidir. Sulh hukuk mahkemesi, tek hâkimli olarak görev yapar ve basit yargılama usulünü uygular. Kira, miras, vesayet, kat mülkiyeti ve ortaklığın giderilmesi gibi belirli dava türleri bu mahkemenin görev alanına girmektedir. Sulh mahkemesi nedir sorusunun özü, vatandaşların hukuki ihtilaflarına hızlı ve erişilebilir bir yargısal çözüm sunulmasıdır. 5235 sayılı Kanun ve HMK çerçevesinde kurulan bu mahkemeler, genel mahkemeler kategorisinde yer alır.

Sulh Mahkemesi Neye Bakar

Sulh mahkemesi neye bakar sorusu, HMK Madde 4 ile doğrudan cevaplanmaktadır. Sulh hukuk mahkemesi; kira ilişkisinden doğan her türlü davaya, ortaklığın giderilmesi davalarına, kat mülkiyeti uyuşmazlıklarına, zilyetliğin korunmasına ilişkin davalara ve çekişmesiz yargı işlerine bakar. Sulh hukuk mahkemesinin baktığı davalar listesi kanunla sınırlı olup bu liste dışındaki malvarlığı uyuşmazlıkları asliye hukuk mahkemesinde çözümlenir. Sulh mahkemesi neye bakar konusunda doğru tespitte bulunmak, davanın görevsiz mahkemede açılmasının önüne geçer.

Sulh Hukuk Mahkemesi Ceza Verir Mi

Sulh hukuk mahkemesi, adından da anlaşılacağı üzere hukuk mahkemesidir ve ceza verme yetkisi yoktur. Ceza yargılaması, sulh ceza hakimliği, asliye ceza mahkemesi veya ağır ceza mahkemesi gibi ceza yargı mercileri tarafından yürütülür. Sulh hukuk mahkemesi ile sulh ceza hakimliği birbirine sıkça karıştırılmaktadır. Sulh hukuk mahkemesi yalnızca özel hukuk uyuşmazlıklarını çözer; tazminata, tahliyeye, ortaklığın giderilmesine veya tespit niteliğinde kararlara hükmeder. Hapis cezası, adli para cezası gibi yaptırımlar sulh hukuk mahkemesinin yetki alanı dışındadır.

Sulh Hukuk Mahkemesi Ne Kadar Sürer

Sulh hukuk mahkemesinde yargılama süreleri dava türüne, delillerin karmaşıklığına ve mahkemenin iş yüküne göre değişkenlik gösterir. Basit yargılama usulü uygulandığı için süreçler yazılı yargılamaya kıyasla daha kısadır. Ortalama süreler hakkında genel bir çerçeve vermek gerekirse: Veraset ilamı genellikle 1-3 ay, kira tahliye davası ortalama 6-12 ay, ortaklığın giderilmesi ortalama 8-18 ay (bilirkişi ve satış süreçleri dahil), kira tespiti ortalama 4-8 ay sürmektedir. Bu süreler tahmini olup her dosyanın koşulları farklıdır. 2026 yılında basit yargılama usulündeki sıkılaştırılmış süreler sayesinde sulh hukuk mahkemesi yargılamalarının ortalama süresinin kısalması beklenmektedir.

Sulh Hukuk Mahkemesine Nasıl Başvurulur

Sulh hukuk mahkemesine nasıl başvurulur sorusunu kısaca özetlemek gerekirse: Usulüne uygun hazırlanmış bir dava dilekçesi ile birlikte başvuru harcı ve gider avansının yatırılması gerekmektedir. Başvuru, UYAP Vatandaş Portalı üzerinden elektronik ortamda veya adliyedeki tevzi bürosu aracılığıyla fiziken yapılabilir. 2026 yılında başvuru harcı 620,00 TL maktu olup gider avansı ortalama 2.850,00 TL civarındadır. Kira ve kat mülkiyeti davalarında zorunlu arabuluculuk son tutanağının dilekçeye eklenmesi zorunludur. Sulh hukuk mahkemesine nasıl başvurulur konusunda eksik evrakla yapılan başvurular reddedilebileceğinden başvuru öncesi gerekli hazırlığın tamamlanması büyük önem taşır.

Yazar: Av. Burhan Kaan Bay

Hukuki haklarınızı korumak için zaman kaybetmeden uzman bir görüş alın. Şişli Mecidiyeköy’ün merkezinde, Mecidiyeköy Metro ve Metrobüs duraklarına sadece 10 Dakikalık yürüme mesafesinde olan büromuzda, Miras Hukuku alanında profesyonel danışmanlık sağlıyoruz. Şişli Mecidiyeköy Miras Hukuku avukatı arayışınızda, Randevu ve detaylı bilgi için iletişim sayfamızı ziyaret edebilir veya hemen bizi arayabilirsiniz.

?>
0534 694 94 72 WhatsApp