İşe İade Davası Şartları 2026

İşe İade Davası Şartları 2026
İşe İade Davası Şartları 2026
İçindekiler

İş sözleşmenizin haksız ya da geçersiz bir sebeple feshedildiğini düşünüyorsanız, hukuk sistemi size önemli bir koruma kalkanı sunmaktadır. İşe iade davası şartları 2026 yılı itibarıyla, 4857 sayılı İş Kanunu ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu çerçevesinde belirlenmiş olup bu şartların doğru anlaşılması hak kaybını önlemenin ilk adımıdır. Çalışma hayatında yaşanan ekonomik dalgalanmalar, yapısal dönüşümler ve dijitalleşme süreçleri nedeniyle 2026 yılında fesih uyuşmazlıklarının sayısı artış eğilimi göstermektedir. Bu makalede, işe iade davası şartları 2026 düzenlemelerini, süreleri, mali sonuçları ve Yargıtay'ın güncel içtihatlarını kapsamlı biçimde ele alacağız.

Bir işçi olarak haklarınızı korumak için zamanında ve doğru adımlar atmak büyük önem taşır. Hukuki süreçlerde hak kaybı yaşamamak adına profesyonel destek almak ve süreleri kaçırmamak hayati derecede kritiktir.

İşe İade Davası Nedir

Pek çok çalışan, iş sözleşmesinin feshedilmesinin ardından "işe iade davası nedir" sorusuna yanıt aramaktadır. İşe iade davası, iş güvencesi kapsamında olan bir işçinin, iş sözleşmesinin geçerli bir neden olmaksızın veya gösterilen nedenin gerçeği yansıtmaması durumunda açtığı hukuki bir yoldur. Bu dava, hukuk terminolojisinde hem tespit hem de eda davası niteliği taşımaktadır.

İşe iade davası nedir sorusunu yanıtlarken, davanın temel amacının işçinin eski işine aynı koşullarla geri dönmesini sağlamak olduğunu belirtmek gerekir. Bunun yanı sıra, fesih tarihinden itibaren boşta geçen sürelere ilişkin ücret ve diğer hakların ödenmesi de bu davanın hedefleri arasındadır. Dolayısıyla işe iade davası nedir sorusuna en özlü yanıt şudur: İşçinin iş güvencesinden doğan anayasal hakkını kullanmasını sağlayan bir hukuki mekanizmadır.

2026 yılı uygulamasında işe iade davası nedir sorusu, özellikle uzaktan çalışma modellerinin yaygınlaşmasıyla birlikte yeni bir boyut kazanmıştır. Uzaktan veya hibrit modelde çalışan işçilerin de aynı güvence kapsamında olduğu, Yargıtay'ın güncel kararlarıyla teyit edilmiştir. İşe iade davası nedir sorusunun cevabı, yalnızca fiziksel işyeri çalışanlarını değil, tüm iş sözleşmesi kapsamında çalışan bireyleri ilgilendirmektedir.

İşe iade davası nedir konusunu anlamak, aynı zamanda bu davayı açabilmek için hangi şartların sağlanması gerektiğini bilmeyi de zorunlu kılar. Çünkü her fesih işlemi otomatik olarak işe iade hakkı doğurmaz; belirli kümülatif koşulların bir arada bulunması gerekmektedir. İşe iade davası nedir başlığını tam olarak kavradıktan sonra, şimdi bu şartlara yakından bakalım.

İşe İade Şartları

İşe iade şartları, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18, 19, 20 ve 21. maddeleri ile belirlenmiş olup 2026 yılında da aynı yasal çerçeve geçerliliğini korumaktadır. İşe iade davası şartları 2026 yılı itibarıyla aşağıdaki koşulların tamamının bir arada sağlanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu koşullardan herhangi birinin eksik olması halinde dava reddedilecektir.

İş Kanunu Kapsamında Çalışma Şartı

İşe iade şartları arasında ilk sırada işçinin 4857 sayılı İş Kanunu veya 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında çalışıyor olması yer alır. Deniz İş Kanunu veya Borçlar Kanunu kapsamında çalışanlar bu davadan yararlanamazlar. İşe iade şartları değerlendirilirken, işçinin hangi kanuna tabi olduğunun tespiti büyük önem taşır.

Otuz İşçi Şartı

İşe iade şartları kapsamında işyerinde en az 30 işçi çalışıyor olması zorunludur. Burada dikkat edilmesi gereken husus, aynı işverenin aynı işkolundaki tüm işyerlerindeki toplam işçi sayısının dikkate alınmasıdır. Örneğin bir işverenin farklı şubeleri veya şantiyeleri varsa, bu işyerlerindeki işçi sayıları toplanarak değerlendirme yapılır. İşe iade şartları açısından bu sayının altında kalan işyerlerinde çalışan işçiler, iş güvencesinden faydalanamamaktadır.

Altı Aylık Kıdem Şartı

İşçinin aynı işverene ait işyerinde veya işyerlerinde en az 6 ay kıdeminin bulunması gerekmektedir. İşe iade şartları bakımından bu süre, işçinin fiilen çalışmaya başladığı tarihten itibaren hesaplanır. Ancak yer altı işlerinde çalışan işçiler için kıdem şartı aranmaz; bu istisna 2026 yılı düzenlemelerinde de aynen korunmaktadır.

Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi Şartı

İşe iade davası şartları 2026 yılında da yalnızca belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışanları kapsamaktadır. Belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçiler kural olarak bu davayı açamazlar. Ancak Yargıtay, belirli süreli sözleşmenin aslında belirsiz süreli nitelik taşıdığını tespit ettiği durumlarda işçiyi iş güvencesi kapsamına almaktadır.

İşveren Vekili Olmama Şartı

İşe iade şartları arasında işçinin işveren vekili statüsünde olmaması da yer alır. İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ve yardımcıları ile işyerinin bütününü yöneten ve işçi alma-çıkarma yetkisine sahip kişiler bu davayı açamazlar. Bu sınırlama, yönetim kademesindeki belirli pozisyonlara özgü olup her üst düzey çalışanı kapsamamaktadır.

İşe iade şartları konusunda herhangi bir tereddüt yaşamanız halinde, sürelerin hak düşürücü nitelikte olduğunu unutmadan bir an önce hukuki danışmanlık almanız önerilir. Detaylı bilgi için web sitemizin iletişim kısmından bize ulaşabilirsiniz.

İş Kanunu İşe İade Davası

İş kanunu işe iade davası düzenlemesi, Türk çalışma hukukunun en önemli koruma mekanizmalarından birini oluşturmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işverenin, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunda olduğunu açıkça hükme bağlamıştır.

İş kanunu işe iade davası perspektifinden bakıldığında, feshin geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığının ispat yükü işverene aittir. Yani işveren, fesih kararını haklı veya geçerli kılan somut olguları mahkeme önünde kanıtlamak zorundadır. İşçi ise feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ediyorsa, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

İş kanunu işe iade davası kapsamında 2026 yılında Yargıtay'ın özellikle önem verdiği ilke "feshin son çare olması" (ultima ratio) ilkesidir. Bu ilkeye göre işveren, fesihten önce aşağıdaki alternatifleri değerlendirmek ve tüketmek zorundadır:

İş kanunu işe iade davası hükümleri gereği, işveren bu alternatifleri tüketmeden doğrudan fesih yoluna başvurmuşsa, fesih geçersiz sayılacaktır. 2026 yılında mahkemeler bu ilkeyi daha sıkı bir şekilde denetlemekte ve işverenlerin somut belgelerle alternatif tedbirleri değerlendirdiğini kanıtlamasını beklemektedir.

İş kanunu işe iade davası açısından bir diğer önemli husus, fesih bildiriminin yazılı yapılması ve fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmesi zorunluluğudur (İş Kanunu m. 19). Sözlü yapılan fesih bildirimleri veya sebebi belirsiz fesihler, doğrudan geçersiz fesih olarak değerlendirilmektedir.

İş kanunu işe iade davası düzenlemelerinde 2026 yılına özgü dikkat çeken bir gelişme de, UYAP üzerinden yapılan elektronik tebligatların sürelerin başlangıcı açısından belirleyici kabul edilmesidir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca e-tebligat tarihi, sürelerin hesaplanmasında esas alınan tarih olarak uygulanmaktadır.

İş kanunu işe iade davası ile ilgili haklarınız konusunda bilgi edinmek için iletişim sayfamıza göz atabilirsiniz.

İşe İade Davası Süresi

İşe iade davası şartları 2026 yılı uygulamasında en kritik konulardan biri, dava sürecinin hak düşürücü sürelere bağlı olmasıdır. İşe iade davası süresi konusu, işçilerin en sık hata yaptığı ve hak kaybına uğradığı alan olarak öne çıkmaktadır. Bu sürelerin kaçırılması, hakkın tamamen yitirilmesi anlamına gelmektedir.

Arabuluculuk Başvuru Süresi

İşe iade davası süresi kapsamında atılması gereken ilk adım arabuluculuğa başvurudur. Fesih bildiriminin işçiye tebliğ edilmesinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurulması zorunludur. Bu süre, fesih bildiriminin yapıldığı tarihte başlar. İhbar süresi verilen durumlarda bile sürenin başlangıcı, fesih bildiriminin tebliğ tarihidir; ihbar süresinin sonu değildir. İşe iade davası süresi açısından bu ayrım hayati önem taşımaktadır.

Dava Açma Süresi

Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda tarafların anlaşamaması halinde, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde İş Mahkemesi'nde dava açılmalıdır. İşe iade davası süresi bakımından bu iki haftalık süre kesindir ve uzatılması mümkün değildir. Tutanağın düzenlenme tarihi ile işçinin tutanağı teslim aldığı tarih farklı olabilir; burada tutanağın düzenlenme tarihi esas alınır.

İşe Başlama Başvuru Süresi

İşe iade davası süresi yalnızca davanın açılmasıyla sınırlı değildir. Davanın kazanılması ve kararın kesinleşmesinin ardından, kararın işçiye tebliğ edildiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde işçinin işverene işe başlama talebini iletmesi gerekmektedir. Bu başvurunun noter aracılığıyla veya yazılı olarak yapılması ispat kolaylığı sağlayacaktır.

İşverenin İşe Başlatma Süresi

İşçinin başvurusu üzerine işveren, 1 ay içinde işçiyi işe başlatmak zorundadır. İşe iade davası süresi hesaplamasında bu bir aylık süre, işçinin başvurusunun işverene ulaştığı tarihten itibaren işlemeye başlar.

İşe iade davası süresi konusunu toparlayacak olursak, tüm süreç aşağıdaki zaman çizelgesiyle özetlenebilir:

İşe iade davası süresi konusunda yapılan en yaygın hata, arabuluculuğa başvuru süresinin kaçırılmasıdır. 2026 yılında özellikle e-tebligat yoluyla yapılan fesih bildirimlerinde, tebligatın sistem üzerinde okunmuş sayıldığı tarihin doğru tespit edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle işe iade davası süresi takibini titizlikle yapmanız gerekmektedir.

İşe Geri Dönüş Davası ve Pratik Süreç

Halk arasında sıklıkla kullanılan işe geri dönüş davası ifadesi, hukuki terminolojide "işe iade davası" olarak adlandırılan yargısal süreci karşılamaktadır. İşe geri dönüş davası, işçinin fesih öncesi çalıştığı pozisyona aynı ücret ve sosyal haklarla geri dönmesini amaçlayan bir davadır.

İşe geri dönüş davası sürecini daha iyi anlamak için gerçekçi bir örnek olay üzerinden ilerleyelim:

Örnek Olay: İstanbul'da bir lojistik firmasında 3 yıldır depo sorumlusu olarak çalışan Ali Bey, 2026 yılı Şubat ayında "ekonomik nedenlerle kadro daralması" gerekçesiyle işten çıkarılmıştır. Ancak Ali Bey, fesihten iki hafta sonra aynı pozisyona yeni bir işçi alındığını öğrenmiştir. Ali Bey, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 18. günde arabulucuya başvurmuş, arabuluculukta anlaşma sağlanamaması üzerine son tutanağın düzenlenmesinden 10 gün sonra İş Mahkemesi'nde işe geri dönüş davası açmıştır. Mahkeme, işverenin gösterdiği ekonomik nedenin gerçeği yansıtmadığını ve aynı pozisyona yeni işçi alınmasının feshin geçersizliğine karine oluşturduğunu tespit ederek feshin geçersizliğine ve Ali Bey'in işe iadesine karar vermiştir.

Bu örnekte görüldüğü üzere, işe geri dönüş davası açarken fesih gerekçesinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının araştırılması son derece önemlidir. İşe geri dönüş davası kapsamında mahkeme, işverenin fesih gerekçesini titizlikle incelemektedir.

İşe geri dönüş davası sürecinde işçinin dikkat etmesi gereken pratik hususlar şunlardır:

İşe geri dönüş davası, 2026 yılında ortalama 4 ila 8 ay arasında sonuçlanmaktadır. Ancak istinaf ve temyiz aşamalarıyla birlikte süreç 12 ila 18 aya uzayabilmektedir. İşe geri dönüş davası boyunca işçinin başka bir işte çalışmasına herhangi bir hukuki engel bulunmamaktadır.

İşe geri dönüş davası sürecinde yaşanabilecek hukuki karmaşıklıkları en aza indirmek için uzman bir avukattan destek almanız büyük fayda sağlayacaktır. Hukuki sürecinizle ilgili detaylı bilgi için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

İşe İade Davası Şartları 2026 Kapsamında Mali Sonuçlar

İşe iade davası şartları 2026 yılı düzenlemelerine göre, davanın kazanılması halinde işçiyi bekleyen iki temel mali kalem bulunmaktadır. Bu kalemlerin doğru anlaşılması, işçinin haklarını tam olarak değerlendirmesi açısından büyük önem taşır.

Boşta Geçen Süre Tazminatı

Mahkeme, feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçiye fesih tarihinden itibaren en çok 4 aya kadar boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklarının ödenmesine hükmeder. Bu tazminat, işverenin işçiyi işe başlatıp başlatmamasından bağımsız olarak ödenmesi gereken bir kalemdir. Boşta geçen süre tazminatı hesaplanırken işçinin giydirilmiş brüt ücreti esas alınır.

İşe Başlatmama Tazminatı

İşverenin, kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen işçiyi süresi içinde işe başlatmaması durumunda ödenen tazminattır. Mahkeme bu miktarı işçinin kıdemine göre belirler:

İşe iade davası şartları 2026 yılı tazminat hesaplamalarında önemli bir ayrıntı, kıdem tazminatı tavanının işe başlatmama tazminatını sınırlamamasıdır. 2026 Mayıs ayı itibarıyla kıdem tazminatı tavanı 64.948,77 TL olarak belirlenmiştir. Ancak bu tavan yalnızca kıdem tazminatı hesaplamasında uygulanır; işe başlatmama tazminatı, işçinin gerçek brüt ücreti üzerinden hesaplanır.

Diğer Mali Haklar

İşe iade davası şartları 2026 kapsamında, işe başlatılmayan işçiye ayrıca kıdem tazminatı ve koşulları varsa ihbar tazminatı da ödenmek zorundadır. Boşta geçen süre, kıdem tazminatı hesaplamasında dikkate alınır ve bu süre işçinin kıdemine eklenir.

2026 Yılında Yargıtay İçtihatlarının Yönelimi

İşe iade davası şartları 2026 yılında Yargıtay kararlarıyla şekillenen bazı önemli içtihat gelişmeleri dikkat çekmektedir. Bu gelişmelerin takip edilmesi, hem işçi hem de işveren açısından davanın seyrini öngörebilmek bakımından değerlidir.

Feshin Son Çare Olması İlkesinin Güçlendirilmesi: 2026 yılında Yargıtay, "ultima ratio" ilkesini çok daha sıkı denetlemektedir. İşveren, işçiyi çıkarmadan önce varsa boş pozisyonlara atama, kısa çalışma veya esnek çalışma gibi alternatifleri tükettiğini somut belgelerle ispatlamak zorundadır. Bu ilkeye uyulmadan yapılan fesihler, geçersiz kabul edilmektedir.

Performans Değerlendirmesine Dayalı Fesihlerde Artan Denetim: İşverenin performans düşüklüğü gerekçesiyle yaptığı fesihlerde, performans değerlendirme sisteminin objektif, ölçülebilir ve işçiye önceden bildirilmiş kriterlere dayanması aranmaktadır. Soyut ve subjektif değerlendirmeler fesih gerekçesi olarak kabul edilmemektedir.

Elektronik Delillerin Değerlendirilmesi: 2026 yılı itibarıyla e-posta, mesajlaşma uygulamaları ve dijital platformlar üzerinden yapılan yazışmalar, feshin geçerliliğinin değerlendirilmesinde delil olarak kabul edilmektedir. Ancak bu delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması şartı aranmaktadır.

Toplu İşten Çıkarmalarda Seçim Kriterleri: İşverenin ekonomik nedenlerle toplu işten çıkarma yapması halinde, hangi işçilerin çıkarılacağının belirlenmesinde objektif ve adil kriterlerin uygulanıp uygulanmadığı titizlikle denetlenmektedir.

İşe İade Davası Şartları 2026 Yılında Arabuluculuk Aşaması

İşe iade davası şartları 2026 düzenlemelerinde, arabuluculuk dava şartı olarak zorunlu tutulmaktadır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açılması halinde dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilecektir.

Arabuluculuk sürecinin temel özellikleri şunlardır:

İşe iade davası şartları 2026 çerçevesinde arabuluculuk aşamasında dikkat edilmesi gereken en önemli husus, sürelerin hak düşürücü nitelikte olmasıdır. Arabuluculuğa başvuru süresinin kaçırılması, işe iade hakkının tamamen ortadan kalkmasına neden olur.

İş Kanunu İşe İade Davası ve Fesih Türleri

İş kanunu işe iade davası açısından fesih türlerinin doğru belirlenmesi, davanın sonucunu doğrudan etkileyen bir faktördür. İşverenin fesih bildiriminde belirttiği gerekçe ile gerçek fesih nedeni arasındaki uyum, mahkemece titizlikle incelenmektedir.

Geçerli Nedenle Fesih (İş Kanunu m. 18): İşçinin yeterliliği, davranışları veya işletmenin gerekleri kapsamında yapılan fesihtir. İş kanunu işe iade davası bu fesih türüne karşı açılır ve mahkeme, nedenin geçerliliğini denetler.

Haklı Nedenle Fesih (İş Kanunu m. 25): İşverenin derhal fesih hakkını kullandığı durumlardır. Sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ile zorlayıcı sebepler bu kategoriye girer. Haklı nedenle yapılan fesihlerde de işe iade davası açılabilir; mahkeme, haklı nedenin gerçekten var olup olmadığını değerlendirir.

Kötü Niyetli ve Ayrımcı Fesih: Sendikal faaliyet, hamilelik, askerlik, hastalık gibi nedenlerle yapılan fesihler, 2026 yılı uygulamasında mutlak geçersiz kabul edilmektedir. Bu tür durumlarda ispat yükü yer değiştirir ve işveren, feshin bu nedenlerle yapılmadığını ispatlamak zorunda kalır.

İşe İade Davası Şartları 2026 Uygulamasında Sık Yapılan Hatalar

İşe iade davası şartları 2026 yılı pratiğinde işçilerin ve zaman zaman işverenlerin sıklıkla düştüğü hatalar bulunmaktadır. Bu hataların bilinmesi, sürecin daha sağlıklı yürütülmesini sağlayacaktır.

İşçilerin yaptığı hatalar:

İşverenlerin yaptığı hatalar:

Bu hatalardan kaçınmak ve işe iade davası şartları 2026 düzenlemelerine uygun hareket etmek için süreci bir hukuk profesyoneli eşliğinde yürütmeniz tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular

İşe İade Davası Süresi Ne Kadar

İşe iade davası süresi, birden fazla aşamadan oluşmaktadır. Öncelikle fesih tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabuluculuğa başvurulması zorunludur. Arabuluculukta anlaşma sağlanamaması halinde son tutanaktan itibaren 2 hafta içinde dava açılmalıdır. Mahkeme aşamasında davanın karara bağlanması ortalama 4-8 ay sürmektedir. İstinaf aşamasıyla birlikte işe iade davası süresi toplamda 12-18 aya uzayabilmektedir. Kesinleşen kararın ardından işçi, tebliğden itibaren 10 iş günü içinde işverene başvurmalı, işveren de 1 ay içinde işçiyi işe başlatmak zorundadır.

İşe İade Davası Açma Şartları Neler

İşe iade davası açma şartları, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi çerçevesinde belirlenmiştir. İşçinin İş Kanunu kapsamında çalışması, işyerinde en az 30 işçi bulunması, işçinin en az 6 ay kıdeminin olması, iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması ve işçinin işveren vekili konumunda bulunmaması şartları zorunludur. Ayrıca dava öncesinde zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanmış olması da usuli bir dava şartıdır.

İşe İade Davası Kazanılırsa Ne Olur

İşe iade davası kazanılıp karar kesinleştikten sonra, işçi 10 iş günü içinde işverene başvurmalıdır. İşveren 1 ay içinde işçiyi işe başlatırsa, en çok 4 aya kadar boşta geçen süre ücreti ödenir. İşveren işçiyi işe başlatmazsa, boşta geçen süre ücretine ek olarak 4 ila 8 aylık brüt ücret tutarında işe başlatmama tazminatı, kıdem tazminatı ve varsa ihbar tazminatı ödenir.

İşe İade Davasında İspat Yükü Kime Aittir

İş kanunu işe iade davası hükümlerine göre, feshin geçerli bir sebebe dayandığının ispatı işverene aittir. İşveren, fesih gerekçesini somut olgular ve belgelerle kanıtlamak zorundadır. Ancak işçi, feshin sendikal nedenle, ayrımcılıkla veya başka bir hukuka aykırı sebeple yapıldığını iddia ederse, bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

İşe İade Davası Hangi Mahkemede Açılır

İşe geri dönüş davası, İş Mahkemesi'nde açılır. İş Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, İş Mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Yetkili mahkeme, işin yapıldığı yer mahkemesi veya davalı işverenin yerleşim yeri mahkemesidir. İşçi, bu iki mahkemeden birini tercih edebilir.

Yazar: Av. Burhan Kaan Bay

Hukuki haklarınızı korumak için zaman kaybetmeden uzman bir görüş alın. Şişli Mecidiyeköy’ün merkezinde, Mecidiyeköy Metro ve Metrobüs duraklarına sadece 10 Dakikalık yürüme mesafesinde olan büromuzda, İş Hukuku alanında profesyonel danışmanlık sağlıyoruz. Şişli Mecidiyeköy İş Hukuku avukatı arayışınızda, Randevu ve detaylı bilgi için iletişim sayfamızı ziyaret edebilir veya hemen bizi arayabilirsiniz.

İlgili Makaleler

?>
0534 694 94 72 WhatsApp